Davacı, 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda “.” yazılan soyadının .” olarak düzeltilmesini, 199 ve 37 parsel sayılı taşınmazlarda ise doğum tarihinin düzeltilmesini istemiş.
1, 37, 199 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki kararlar kesinleştiğinden bu parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.Mahkemece hükmüne uyulan dairemizin 27.03.2007 tarih ve 2007/2591-3299 Esas, Karar sayılı bozma ilamı ile özetle “taşınmazın davacının dedesine ait olma ihtimali ile mülkiyet nakline yol açmamak için davacıdan dedesi ..’a ait veraset ilamı istenerek,
ulaşılan mirasçıları taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenerek karar verilmek üzere” karar bozulmuş olmasına rağmen mahkemece sadece veraset ilamı getirtilmekle yetinilmiş, yapılan keşifte mirasçılar dinlenilmemiştir.
4.2.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mahkemenin bozma kararına uyması taraflardan biri lehine usuli kazanılmış hak meydana getireceğinden bu hakkın ne mahkeme ne de temyiz mahkemesi tarafından ihlal edilmesi mümkün değildir. O yüzden mahkemece bozmaya uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeksizin davanın kabul edilmesi yasaya ve anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı olmuştur.
Kabule göre de; dosya içerisinde bulunan tapulama tutanağında 3 numaralı parsel maliki belirlenirken 1313 doğumlu ... zilyetliğinde olduğu vurgulanarak bu kişi hakkında tespit yapılmıştır. Davayı açan ... 1945 doğumludur. Bozmadan sonra dosyaya sunulan 28.04.2008 tarih 2007/2108 E, 2008/685 K. sayılı veraset belgesinde muris olarak adı geçen kişi de ... olup nüfus kaydına göre doğum tarihi 1902’dir.
1313 tarihi, halen kullanılan miladi takvime göre 1897 tarihine karşılık gelmektedir. Diğer bir anlatımla veraset belgesindeki muris ... 1897 doğumludur. Bu tarih, tutanakta belirlenen ve doğum tarihi 1313 olarak yazılı olan ...’un doğum tarihi ile daha bir yakın örtüşebilirlik içerisindedir. Davacı ...’un, doğum tarihi itibari ile tutanağın belirlediği kişi olduğu kuşku yarattığından, bu yön araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamıştır.
Mahkemece, veraset ilamı ile belirlenen ... varislerinin yöntemince davaya katılmaları sağlanarak ve yukarıda açıklanan şekilde bilgilerine başvurulmak suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken mülkiyet nakline sebep olacak şekilde yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 06.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.