İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11530 K.2008/11959

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.10.2006 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi…

Esas2008/11530Karar2008/11959Tarih20 Ekim 2008Okuma4 dk · 792 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11530 E., 2008/11959 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.10.2006 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Dava, biçimine uygun düzenlenen 03.02.1997 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı, üzerinde bina bulunan taşınmazda 1/12 payı bulunduğunu, bu payına karşılık dava dışı yükleniciyle yapılan sözleşmeye göre kendisine yapının B blok, 7. kat 32 numaralı bağımsız bölüm ile A blokta 5 kat, 45 ve 3. kattaki 32 numaralı bağımsız bölümlerin bırakılmasının kararlaştırıldığını, satış vaadi sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak dava açılmasına neden olmadığını, avukatlık ücreti ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmaması gerektiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 7192 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki davalı payı 40/480 kabul edilerek bunun 7/480’ninin iptali ile davacı adına tapuya tesciline, davalının harç ve yargılama giderleriyle sorumlu olmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile özellikle HUMK.nun 94. maddesinde sayılan hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermeme ve ilk muhakeme celsesinde iddianın davalı tarafından kabul edilmediğinin anlaşılmasına göre davalının harç ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık yoktur. Buna yönelik davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

03.02.1997 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde davalı davacıya 421 ada 546 parselde 23.10.1992 günlü eser sözleşmesinde kendisine bırakılması kararlaştırılan B blok 7. kat 32 numaralı bağımsız bölümün satışını vaad etmiştir kısaca taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin konusu ileride yapılacak B bloktaki binanın 7. kat 32 numaralı bağımsız bölümüdür.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle ileride esas sözleşme yapılması, diğer bir deyişle satım akdi icrası kararlaştırıldığından satış vaadi sözleşmesinin ileride yapılacak taşınmaz satış sözleşmesinin esaslı unsurlarını ihtiva etmesi gerekir.

Doğru olanı satış vaadi sözleşmesine ileride satışı yapılacak taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı olduğu yerin, kayıt tarihinin, ada ve parsel numarasının yazılması, şayet çapa bağlı bir taşınmazdan muayyen bir bölümün satışı vaad olunuyorsa bunun çap üzerinde metrekaresi belirtilerek işaretlenip sözleşmeye eklenmesidir. Sözleşmede satışı vaad olunan taşınmazla ilgili yeterli açıklık yoksa sözleşmenin ifa kabiliyeti olmayacağından bu gibi sözleşmeler geçerli sayılmaz.

Zira, “sözleşme konusunun belirli” olması unsuru da taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin geçerliğinde aranan temel unsurlardandır. Ancak Yargıtay, geçerliliğinde bu unsurun kesin olarak satış vaadi sözleşmesinde belirtilmesini zorunlu görmemektedir. Yargıtay uygulamasına göre, bunların belirli veya belirlenebilir olmaları gerekli ve yeterlidir Değişik söyleyişle bu konuda belirtilebilir olmak yeterlidir.

Diğer taraftan belirli ya da belirtilebilir olma yönünden önemli olan, sözleşmenin kurulduğu an değil, ifa anıdır. Az yukarıda sözü edildiği üzere. 03.02.1997 günlü taşınmaz vaadi sözleşmesiyle davacıya satışı vaad olunan taşınmaz B bloktaki 7. kat 32 numaralı bağımsız bölümdür. Ne var ki, mahkemece davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz bilirkişi tarafından düzenlenen 26.10.2007 tarihli raporda «davalı tarafından davacıya satılan bağımsız bölüm ...

İli Merkez İlçe 3. Bölge Selahiye Mahallesi Pafta 31, ada 421, 546 parsel (eski) yeni ada 7193 yeni parsel 1 üzerinde inşa edilen 2 ... kat, 1 zemin ve 8 normal kattan ibaret apartmanın 3. kattaki 20 numaralı bağımsız bölümü» olarak tanımlanmıştır. Görülüyor ki, 03.02.1997 günlü sözleşmenin konusu olan taşımazda bilirkişinin sözleşme konusu olarak belirlediği taşınmazlar arasında fark mevcuttur.

Başka bir anlatımla; tarafların satış vaadinde birleştikleri iradenin fiili durumu yansıtıp yansıtmadığı kesin biçimde saptanmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken ...; davalının arsa sahibi olarak taraf olduğu 23.10.1992 günlü eser sözleşmesinde davalıya bırakılması

kararlaştırılan taşınmaz bölümlerinin yerlerini yeniden keşif yapmak suretiyle bilirkişi kuruluna belirletmek, ortaya çıkan bu belirlemeye göre 03.02.1997 günlü satış vaadi sözleşmesinin konusu olan bağımsız bölümün yapıdaki hangi blokta bulunduğunu kesin biçimde saptamak ve davacı adına düşecek bağımsız bölüm arsa payını yapının kat irtifakı kurulacakmış gibi bilirkişilere tespit ettirerek bu payı tescil etmek olmalıdır. Değinilen bütün bu yönlerin gözetilmemesi bu şekilde hükmün eksik inceleme ve araştırmayla kurulması kararın bozulmasını gerektirir.

Kabule göre de; davada dayanılan 03.02.1997 günlü sözleşmede davacıya taşınmaz tapusunun binanın yapımı tamamlanıp kat irtifakı kurulduğunda verileceği hükme bağlanmıştır. Gerçekten. Borçlar Kanununun 149. maddesi uyarınca akdin ileride taahakuk edecek bir şarta bağlı olarak yapılması mümkündür. Bu tür akitlerde sözleşme ancak o şartın tahakkuku anından itibaren hüküm ifade eder.

Alacaklının taliki şarta bağlı akitlerde taliki şart gerçekleşmeden borcun icra ve ifasını isteme yetkisi yoktur.

Gerçi, Borçlar Kanununun 154. maddesi hükmüne göre şartın tahakkukuna iki taraftan biri iyiniyet kurallarına aykırı davranarak mani oluyorsa o şartın tahakkuk etmiş addolunması mümkün ise de eldeki davada birden çok arsa malikinin bulunması, yapıdaki bağımsız bölümlerin fazlalığı karşısında şartın tahakkukuna davalının kötüniyetle engel olduğunu kabule olanak yoktur.

Mahkemece, sözleşmenin şarta bağlı hükmünün gözden kaçırılması da doğru görülmemiştir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11530, K. 2008/11959, 20 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11530
Karar No
2008/11959
Tarih
20 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11531 K.2008/11841
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11532 K.2008/12053
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/11536 K.2008/11193
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/11548 K.2008/11153
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/11554 K.2008/11204
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11556 K.2008/11808

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.