Dava, 2137 ve 2138 parsel sayılı taşınmazlar tapu kayıtlarındaki “.” vakfı şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığından bahisle dava reddedilmiştir.. Hükmü, davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararının uygulanma olanağı yoktur.
Yasada yapılan bu değişiklikten ötürü de mahkemenin Dairemiz bozma kararına uyularak işlem yapmış olması karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak meydana getirmez.
Diğer taraftan, dava konusu taşınmazlarda davacı 1/2 pay maliki olduğu halde davası olmayan paydaşın payındaki vakıf şerhinin terkinine de karar verilmiştir. Bütün bu yönler bozma sebebi ise de, davalı ... İdaresinin temyizi olmadığından bozma nedeni sayılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince. Dava, tapudaki vakıf şerhinin sicilden silinmesi istemine ilişkindir.
Davanın vakıf şerhi lehine konulan davalı ... İdaresine yöneltilmesi yeterli olup, davada Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet düşmez. Mahkemece resen gözetilmesi gereken bu husus dikkate alınmadan hükmün Tapu Sicil Müdürlüğüne de kapsar biçimde kurulması doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 13.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.