KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11873 E., 2008/12311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ile mer'a olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, dava konusu 119 ada 109 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mer’a olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mer’a olarak sınırlandırılarak özel sicili yazılmasını istemiştir.
Davalı, taşınmazın dedesinden kaldığından ve mer’a ile ilgisi bulunmadığından söz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı dayanağı 1937 tarih ve 95 numaralı vergi kaydının uyuşmazlık konusu taşınmaza uyduğu ve kadim mer’a olduğu kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bir taşınmaz hakkında düzenlenmiş bulunan vergi kaydının mülkiyete karine oluşturabilmesi ancak o yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığında mümkündür. Daha açığı, taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil eden yerlerden olması gerekir. Somut olayda, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait pafta örneği ve dosyaya alınan diğer belge ve bilgilere göre davaya konu taşınmazın uzak ve yakın çevresinin büyük bölümü mer’a olarak sınırlandırılan 119 ada 108 numaralı parsel ile çevrili bulunmaktadır. Keşifte hazır edilen ... bilirkişisi, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün dava
konusu taşınmaz ve komşu mer’anın toprak analizleri sonuçlarını da dikkate alarak düzenlediği 06.04.2006 günlü raporunda, uyuşmazlık konusu taşınmazın etrafındaki arazilerin fiziksel özellikleri itibariyle mer’a nitelikli olduğunu açıkladıktan sonra, taşınmazın mer’adan kazanıldığını belirtmiştir. Bütün bilgiler davaya konu taşınmazın mer’adan kazanıldığını açıkça göstermektedir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz mer’a niteliğinde olduğuna göre, kadastro sırasında bu yere uygulandığı anlaşılan 1937 tarih ve 95 numaralı vergi kaydı mülkiyeti kazanma bakımından bir değer ifade etmez. Bundan ayrı bir taşınmazın mer’a nitelikli olması ayrı bir şey, herhangi bir köy yada belde adına tahsisinin bulunması yada tahsis yok ise kadim kullanma hakkının hangi köy yada belde de bulunduğunun belirlenmesi ayrı bir şeydir.
Tahsis ve kadim hak üzere bir mutasarrıfın bulunmaması mer’a arazisini mer’a niteliğinden çıkarmaz. Hazine yasa gereği mer’alar hakkında çıplak mülkiyet sahibi olma sıfatını her zaman sürdürür ve bu iddia ile açtığı davaların zaman dilimine bağlı kalınmaksızın her zaman dinlenme olanağı vardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle uyuşmazlık konusu taşınmazın mer’adan edinildiği kanıtlanmış bulunduğundan davanın kabulüne karar verilecek yerde olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11873, K. 2008/12311, 24 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama