Davacı, 75 parsel sayılı taşınmaz üzerine işlenen tedbir ve ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, tedbir koyan mahkemece, tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak tedbirin kaldırılmasının istenmesi durumunda idari yoldan işlem yapılabileceğini savunmuştur.
Mahkemece pasif husumet yönünden davalı ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Tapu kayıtların ihtiyati tedbir şerhi konulmasında amaç tapu kayıt malikinin iradesiyle o taşınmazı temlik etmesinin önüne geçmektir. İhtiyati tedbir dava açılmadan önce en az masrafla ve en çabuk nerede yerine getirilmesi mümkün ise o yer mahkemesinde, dava açıldıktan sonra ise ancak davaya bakmakta olan mahkemeden istenebilir.
Burada kural olarak belirtilmelidir ki ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte önlem olduğundan durum ve şartların değişmesi halinde değiştirilebileceğinden buna ilişkin mahkeme kararlarının temyiz olanağı yoktur. Ancak davacı istemi ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğinde değil, dava açılmadan önce verilen tedbir kararı üzerine tapu kaydına konan şerhin terkini talebine ilişkin bulunduğundan bu talebin kabul ya da reddine dair mahkeme kararları temyiz edilebilir.
Somut olayda, davacı hakkında ... ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2000 tarihli ve 2000/294 Hz.sayılı kararıyla ve ... ... Yedek Hakimliğinin 29.05.2000 tarihli ve 2000/313 D.... sayılı kararıyla her türlü menkul ve gayrimenkulleri, bankalar ve banka dışı mali kurumlar ile kiralık kasa mevcutları dahil olmak üzere tüm mal varlığı ile hak ve alacakları üzerindeki tasarruf yetkisine tedbir kararı verilmiş ve davacı hakkında ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/164 esasında kayıtlı kamu davası açılmıştır. Dosyada mevcut ... Ağır Ceza Mahkemesince Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne yazılan yazıda yukarıda belirtilen ... Başsavcılığı ve ...
2 no.lu ...’nin 2000/313 D.... sayılı kararıyla davacının da isminin bulunduğu listedeki tüzel kişilere ait her türlü menkul ve gayrimenkul, banka, banka dışı mali kurumlar ile kiralık kasa mevcutları dahil olmak üzere tüm mal varlığı ile hak ve alacakları üzerindeki tasarruf yetkilerine ve tüm hak ve alacaklarına konan tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği bildirildiğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur.
Davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru olmamış, ancak dava redle sonuçlandığından karar GEREKÇESİNİN HUMK.nun 438/son maddesi gereğince açıklanan şekilde DEĞİŞTİRİLEREK hükmün ONANMASINA, 10.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.