KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12538 E., 2008/13267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.07.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 12.04.2004 tarihli sözleşme konusu 200 ada 117 parsel üzerindeki taşınmazın çatı katlı tapusunun iptali ve tescili istemiyle 28.07.2006 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Mahkeme, sözleşmedeki değere bakarak kendisini görevli kabul etmiş, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davada, 12.04.2004 günlü biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaat edilen dava konusu taşınmazın 2.000.000.000.TL değerinde olduğu yazılıdır. Yukarıda açıklandığı üzere, dava 28.07.2006 tarihinde açılmış ve mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin
görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek sözleşmede tanımı yapılan dava konusu yerin davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlemek ve görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet sulh hukuk mahkemesi görevli ise davayı esastan karara bağlamak gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/12538, K. 2008/13267, 10 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama