KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13251 E., 2008/14190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.7.2007 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.2.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiş, davalının davacı taşınmazına olan müdahalesinin önlenmesine, fen bilirkişi krokisinde 10142 parsele bitişik olan davalıya ait ahırın taban döşemesindeki davacı evine doğru olan meyilin ters yöne doğru davalı tarafça yeniden yapılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunun 683 maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel
adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek ... ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava, hayvan besleme nedeni ile çevreye koku ve kötü maddeler yayılması suretiyle komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bu tür davalarda hayvanların beslendiği yer, barındıkları yapılar, hayvan sayısı, mahalli örf ve adet kuralları da dikkate alınarak mahallinde çevre sağlık uzmanının da bulunduğu bilirkişiler marifeti ile keşif yapılmak sureti ile komşuluk hukukundan kaynaklanan tahammül sınırının aşılıp aşılmadığı, aşılmışsa müdahalenin ne şekilde giderilebileceğine dair bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13251, K. 2008/14190, 18 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama