KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13328 E., 2008/15497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçüm miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kayıttaki yüzölçümü ile taşınmazın gerçek yüzölçümü arasındaki farklılığın giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Kaldı ki, kadastro müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre davacı yararına düzeltme yapıldığı, düzeltme işleminin iptali için aleyhine düzeltme yapılan kişiler tarafından dava açıldığı, bu davanın 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/120 Esasında derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Görülüyor ki, derdest olan davaya rağmen davacı yasada öngörülen işlem basamakları yerine getirmeden doğrudan mahkemede dava açmıştır. Açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, açıklanan bu hususlar ve HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13328, K. 2008/15497, 18 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama