KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1360 E., 2008/2587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.01.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 724.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile açılmış, davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptal ve tescile yönelik istemin reddine, levazım bedeli olarak tazminata hükmedilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayanağı, metninde 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe gireceği yazılı olan, tarihsiz protokol başlıklı belgedir. Bu belge kira sözleşmesi biçiminde düzenlenmiştir. Sözleşme uyarınca davalılarında paydaş bulunduğu 235 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne davacı ... tarafından sonradan hızar atölyesi olarak yapılan bir yapının yapımına izin verilmiş ve bu bina içinde yürütülecek hızar atölyesi çalıştırılması karşılığı, yıllık kira bedeli ödenecektir.
Sözleşme 5 yıl süreli olarak tanzim edilmiştir. Dayanılan bu sözleşmede kiranın sonunda bina bedeli olarak arsa maliklerinin herhangi bir karşılık ödemeleri konusunda bir koşul konulmamıştır. İkinci maddesi ile de yapılacak bina masrafına ... 'in katılmayacağı da belirtilmiştir. Davacı, işte bu sözleşme uyarınca iyiniyetli yapı yapan olduğunun kabulü ile muhik tazminat karşılığı taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Sözleşmede davacı tarafça yapılan hızar atölyesinin kapsadığı zemin ve onun kullanmasını kolaylaştırır arazi bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yolunda mülkiyet paydaşı davalılar tarafından verilmiş bir taahhüt yer almadığına göre, bu protokol Türk Medeni Kanunu'nun 724.maddesinin sağladığı haklardan hiçbirisini davacıya tanımamaktadır.
Zaten davaya konu taşınmaz sadece davalılar o zaman ... ve ... adına kayıtlı olmayıp, bunlardan ayrı ..., ... , .... ile birlikte müşterek mülk olarak kayıtlıdır. Bu taşınmazın az yukarıda adları sayılan paydaşların muvafakatı alınmadan kiraya verilmesi bile mümkün bulunmamaktadır. Yapılan yapı hızar atölyesi olup, muhkem yapılardan olmadığı gibi, hızar atölyesinin genel yapı itibarı ile malzemeleri sökülüp götürülebilir malzemelerdendir.
Davacının bunları alıp götürmesi her zaman mümkündür. Yapı da muhkem nitelikli olmadığından asgari levazım bedelinin ödenmesini gerekli kılmaz. Bundan ayrı atölyenin natamam vaziyette bulunduğu 19.06.2000 tarihli Fen Bilirkişisi raporu ile de tespit edilmiştir. Davanın tümden reddi yerine davalının levazım bedeli karşılığı tazminat ödemeye yükümlü sayılması doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/1360, K. 2008/2587, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama