KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13632 E., 2008/14948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2005 gününde verilen dilekçe ile kira alacağının tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 08.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/100 esasında kayıtlı davada, hasılat kira sözleşmesine dayalı ödenmeyen kira parası alacağı ile 2003 yılının ödenmeyen hasılat payından kaynaklanan alacağının tahsilini istemiştir. ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/351 esasında kayıtlı dava dosyasında da aynı isteklerde bulunulmuştur.
Her iki dava dosyası birleştirilmiş, mahkemece dava konusu edilen miktarlar dava sırasında gecikme faizleri ile birlikte ödendiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Derdestlikten maksat; bir davanın açılmış ve görülmekte olmasıdır. Derdestlik ilk itirazının ileri sürülmesiyle o taraf daha önce açılmış olup da görülmekte olan bir davanın bu defa yeniden açılmış olduğunu belirtir. Kuşkusuz derdestlik itirazının kabulü için her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir.
Gerçekten, gerek 2005/100 gerekse 2005/351 esas sayılı dosyada ileri sürülen istek taraflar arasındaki 01.02.2000 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Her iki davada da 2004 yılının muaccel kira parası alacağı ile 2003 yılının gayrisafi gelirinin %2’sinden ödenmeyen
alacak dava konusu yapılmıştır. İlk dava, 22.03.2005 tarihinde, ikinci dava ise 21.09.2005 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere her iki davanın tarafları, konusu ve dava sebebi arasında birlik vardır.
Davalı, ilk itirazlarını ancak esasa cevap süresi içinde ileri sürebilir (HUMK.m189,195). Esasa cevap süresi kural olarak on gündür. Davacı, davalıya on günden fazla bir cevap süresi vermiş, mahkeme davalı için on günden fazla bir cevap süresi belirlemiş veya cevap süresi davalının talebi üzerine mahkemece uzatılmış ise, davalı bu on günü aşan cevap süresi içinde de ilk itirazlarını ileri sürebilir.
Davalı, ikinci davanın açıldığı 2005/351 esas sayılı dosyaya verdiği cevap dilekçesinde; derdestlik ilk itirazında bulunmuştur. Mahkemece, bu aşamada derdestlik itirazı karara bağlanmamış, 2005/1000 ve 2005/351 esas sayılı dosyalar arasında irtibat bulunduğu belirtilerek her iki davanın birleştirilmesine, derdestlik itirazının da birleştirilen dava dosyasında sonuçlandırılmasına karar verilmiştir. Dosyaların birleştirilmesinden sonraki 02.05.2006 tarihli oturumda ise derdestlik itirazının on günlük yasal süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Halbuki, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi 20.09.2005 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir. 17.11.2005 tarihli ilk oturumda, davalı vekili davaya karşı cevaplarını bildirmek üzere süre istemiş, davacı vekili buna karşı çıkmamıştır.
Mahkemece ilk oturumda davalı vekiline davaya karşı cevaplarını bildirmek üzere üç gün süre verilmiş ve bu süre geçirilmeden davalı vekili davaya karşı cevapları ile birlikte derdestlik itirazında bulunmuştur. Derdestlik itirazı süresi içinde yapılmıştır.
Mahkemece, derdestlik itirazının kabulü ile sonradan açılan davanın HUMK.nun 194. maddesi hükmü gereğince "açılmamış sayılmasına” karar vermek gerekirken davalının derdestlik itirazının reddi ile her iki davanın da yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13632, K. 2008/14948, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama