KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13657 E., 2008/14829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 10.03.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına ve 02.02.2007 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Davalı, davacı ile yapılan harici anlaşma sonucu dava konusu taşınmazın kendisine bırakıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar taşınmazda ortak malik olup, davacının zilyetliğin tespitini talepte hukuki yararı bulunmadığından söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Çekişme konusu 782 parselde dava dışı ... ve ... paylı maliktir. Bunların dışında başkaca paydaşlarında malik olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, paylı maliklerden ... ve ...’nin davalı ile ortak mirasbırakanları olduğunu, bir kısım ... ve ... mirasçılarından paylarını 02.02.2007 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, ne var ki, taşınmazın bütünüyle diğer davalı ... tarafından kullanıldığını belirterek hem ... ve ...’den intikal eden miras payına hem de bunların bazı mirasçılarının satış vaadine dayanarak elatmanın önlenmesi ile tapu iptali tescil isteminde bulunmuştur.
Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şuyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 782 parselin bütünüyle davalı ... tarafından kullanıldığı çekişmesiz olduğundan davacının kayıt maliklerinden intikal eden miras payına dayanarak bu oranda elatmanın önlenmesini istemek yetkisi vardır. Mahkemece yapılan bu saptamanın bir yana bırakılarak bu bölüm istemin reddi yasaya uygun değildir.
Diğer taraftan, az yukarıda sözü edildiği üzere davada ayrıca kayıt malikleri ... ve ...’nin mirasçılarının 02.02.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak kazanılan payların tescili de istenmiştir. Dayanılan 02.02.2007 günlü satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun 716. maddesine göre satış vaadi sözleşmesinin vaat borçlusu olan taraf sözleşmeye rağmen edimini iradi olarak yerine getirmezse vaat alacaklısı mahkemeden hükmen tescil talebinde bulunabilir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken ...; kayıt maliklerinden ...’e ait mirasçılık belgesi de istenmek, davacıya satış vaadinde bulunan ... ve ... mirasçıları aleyhine dava açmak üzere uygun bir süre vermek, dava açılırsa bu davayı eldeki dava dosyasıyla birleştirmek, davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı istemini taraf teşkili sağlandıktan sonra değerlendirmek olmalıdır.
Mahkemece, bu yönün göz ardı edilmesi sonucu davanın reddi de usul ve yasaya aykırı olup karar bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13657, K. 2008/14829, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama