KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13675 E., 2008/14743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davacının tapu iptali tescil, olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yükleniciden temellük edilen kişisel hakkın dava yoluyla ileri sürülmesi halinde, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenicinin edim borcunun tam olarak yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiği, dava konusu olayda yüklenicinin yükümlülükleri arasında yer alan iskan ruhsatının alınması koşulu yerine getirilmediğinden ve davacının temellük ettiği dairenin tapuda devrinin yapılması iskan koşulunun yerine getirilmesi şartına bağlandığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada ikinci kademedeki istek olarak ileri sürülen tazminat talebinin dayanağı Borçlar Kanununun 96. maddesidir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun (yüklenicinin) taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akte dayandığından buna "akdi tazminat", borçlunun sorumluluğuna da "akdi sorumluluk" denilmektedir. Borçlar Kanununun 96. maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müsbet
zararıdır. Müsbet zarardan da, borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idiyse bu vaziyette mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır. Mahkemece davacının yukarıda açıklanan tazminat istemi hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13675, K. 2008/14743, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama