İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/13773 K.2008/15845

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile enerji nakil hattına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili…

Esas2008/13773Karar2008/15845Tarih26 Aralık 2008Okuma4 dk · 741 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13773 E., 2008/15845 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2008
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

741 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2007 gününde verilen dilekçe ile enerji nakil hattına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, 154 KW.lık Şereflikoçhisar - Tümosan EİH. 72-73 nolu direklerin bulunduğu bölgede davalı ... tarafından işletilen taşocağındaki çalışmaların direklere zarar verdiği ve yıkılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.

Davalı, taşocağı işletmesinin enerji nakil hattına zarar vermediğini savunmuştur.

Mahkemece, taşocağı işletmesinin enerji nakil hattı için tehlike arz etmediği, sadece potansiyel tehlike bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanununun 683. maddesi; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkını hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Mülkiyet hakkının kapsam ve kısıtlamaları da kanunun 718. ve devamı maddelerinde yer almakta olup, bunlardan 730/1. maddesinin "Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse durumun eski hale getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir"

hükmü ile yasal kısıtlamalara aykırı davranan taşınmaz malikinin sorumlu olacağı kabul edilmiştir.

Malikin uymakla yükümlü olduğu komşu hakkı kapsamında yer alan Türk Medeni Kanununun 738. maddesi "Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır" hükmünü getirmiş, kazı ve yapılarda ayrıca uyulması gereken kuralların da özel kanunlarda düzenleneceği 739. maddede belirtilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaz malikinin sorumluluğu ve mülkiyet hakkı kısıtlamaları taşınmaz üzerindeki ayni hak sahipleri içinde söz konusudur. Taşınmazı bir kişisel hakka dayanarak kullanan kişilerin ise malik ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu oldukları öğretide baskın olarak kabul edilmektedir(Oğuzman-Seliçi-Oktay-Özdemir; Eşya Hukuku, İstanbul 2006 sf.471). Ancak, taşınmazı ... kullanan kişi eylemli olarak kullanımından kaynaklanan müdahalede bulunuyor ise bunun giderimi kişisel hak sahibinden istenecektir.

Somut olayda da; dava konusu direklerin bulunduğu taşınmaz tescil harici bırakılan yerlerden olup, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Dairesi Başkanlığının yazılarına göre taşınmaz üzerinde 20.06.2006 tarihinde başlamak üzere davalıya 10 yıllık taşocağı işletme ruhsatının verildiği anlaşılmaktadır. Ruhsatlı saha yakınında bulunan enerji nakil hattının 1982 yılında yapılan kamulaştırma ve irtifak hakkı tesisi işlemlerinden sonra geçirildiği, zarar gördüğü ileri sürülen direklerin bulunduğu yerin tescil harici olması nedeniyle kayda irtifak hakkının işlenmediği anlaşılmaktadır.

Taşınmazın ve tarafların durumu açıklandığı şekilde ortaya konulduktan sonra davacının istemine gelince; davalı Belediyenin ruhsatlı sahadaki çalışmalarının direklere zarar verdiği ve bu eylemin yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 738. maddesi kapsamında giderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Az yukarıda da belirtildiği gibi taşınmaz maliki ya da taşınmazı ayni ya da kişisel hakka dayalı olarak kullanan kişi, açıklanan 738. madde kapsamında kazı çalışmaları yaparken ve yine 737. maddede belirtildiği gibi işletme faaliyetini sürdürürken komşularına zarar vermekten kaçınmakla yükümlüdür. Eldeki davada da davalı Belediyenin taşocağını işletirken yaptığı kazı faaliyetleri ile 73 nolu direk açısından topraktaki kayma nedeniyle potansiyel tehlike oluşturduğu, diğer direğin ise kazı faaliyetlerinin devamı halinde aynı tehlikeye maruz kalacağı anlaşılmaktadır. Mahkeme, davanın açıldığı tarihte ve yapılan keşif ile mevcut tehlikenin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Türk Medeni Kanununun 730. maddesi sadece zarar

görülmüş olmasını değil zarar tehlikesini de hüküm altına almıştır. Davada da tehlike kanıtlanmıştır.

Bilindiği gibi, komşuluk hukuku ilkelerine göre taşkınlıktan amaç komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.

Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece kurulacak hükümde zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.

Mahkemece, yapılan tüm açıklamalar gözetilerek ve yine Türk Medeni Kanununun 739. maddesi hükmü uyarınca davalının taşocağı işletmesi faaliyeti sırasında özel kanunlarda yer alan düzenlemeler var ise bunlarda nazara alınarak enerji nakil hattının işletme sırasında zarar görmeden faaliyetin ne şekilde sürdürüleceğini uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlemesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır.

Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/13773, K. 2008/15845, 26 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13773
Karar No
2008/15845
Tarih
26 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13775 K.2008/18887
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/13775 K.2008/21539
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13776 K.2008/18890
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/13776 K.2008/15270
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/13777 K.2008/15843
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/13777 K.2008/18886

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.