KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14451 E., 2008/15760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2008 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 15.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, inançlı işleme dayalı olarak davalı adına kayıtlı olan 40768 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı bu davayı açmadan önce 29.02.2008 tarihinde İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/92 Esasında açtığı davada da aynı nedenlerle tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, ancak 29.02.2008 tarihli dilekçe ile "kanuni hakkım şaklı kalmak şartı ile davadan feragat ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece 03.03.2008 tarihinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve karar 20.05.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacının İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki beyanı ile davayı takipten sarfınazar etmeyi, diğer bir anlatımla davanın geri alınmasını amaçladığının kabulü gerekir. HUMK.nun 185. maddesi gereğince davanın geri alınabilmesi için karşı tarafın oluru gerektiği gibi davanın geri alınması halinde mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurmak gerekir. Davacının ileride davasını yeniden açma hakkını saklı tuttuğu "davanın geri alınması" HUMK.nun 91. maddesinde düzenlenen ve davalının onayına bağlı olmayan ve kesin hüküm sonuçları doğuran "davadan feragat" kurumundan farklılık arzetmektedir.
Açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/92 Esas sayılı dosyasındaki beyanının hakkın özünden vazgeçme olmayıp davayı takipten sarıfınazar olması nedeniyle anılan dosya temyize konu bu dosya yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/14451, K. 2008/15760, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama