KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14525 E., 2008/15774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 512 parsel maliki ... , 472 ve 518 parseller maliki ... ve 525 parsel maliki ... tarafından geçit hakkı kurulması istemiyle birlikte açılmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişinin 25.07.2006 tarihli rapor eki krokide kırmızı ile işaretlenen ve (1) numaralı güzergah olarak belirtilen yerden davacılar yararına geçit tesis edilmiştir. Hükmü, davalılardan Hazine temyiz etmiştir.
Kural olarak bir davada davacı ve davalı olmak üzere iki taraf bulunur. Ancak, bir hakkın muhtelif kimseler tarafından kullanılması veya muhtelif kimselere karşı kullanılması maddi hukuk tarafından zorunlu bulunmuşsa o muhtelif kimseler mecburi dava arkadaşı olur. Bunun sonucu olarak da ya birlikte hareket ederek dava açabilirler veya aleyhlerine birlikte dava açabilirler. Dava arkadaşlığının ne zaman zorunlu olduğunu maddi hukuk tayin eder.
Örnek olarak elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazdan dolayı açılacak davanın elbirliği malikleri tarafından birlikte açılması veya hepsi hasım gösterilerek aleyhlerine dava açılması gerekir. Aslında, zorunlu dava arkadaşlarının açtıkları veya bunlar aleyhine açılan dava tek bir davadır. Dava arkadaşları davayı birlikte yürütür, aleyhlerine dava açılmışsa birlikte hareket ederler. Halbuki ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açma zorunluluğu yoktur. Dava,
ayrı ayrı açılabileceği gibi dilenirse aynı safta yer almak suretiyle birleşerek de dava açılabilir. Ancak, ihtiyari dava arkadaşlarının birlikte dava açmalarında ortak menfaatleri olması gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere 512 parsel maliki ..., 472 ve 518 parseller maliki ... ile 525 parsel maliki ... tarafından birlikte dava açılmıştır. Bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı açıktır. Düzenlenen krokiye göre her bir parsel malikinin geçit ihtiyacında olduğu görülmekte ise de bu ihtiyaçları her birinin ayrı ayrı açacağı dava ile çözülebilir. Kısaca ifade etmek gerekirse, bu kişiler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı da yoktur. Diğer taraftan, davanın gerekmediği halde birlikte açılması yargılamayı karmaşık hale sokmuş, iyi bir şekilde yürütülmesini engellemiştir.
Bu durumda mahkemece gerekmediği halde birlikte açılan davaların HUMK.nun 46.maddesi gereğince tefrik edilerek sağlıklı bir yargılama yapılması sağlanmalı, her bir davacının isteği ayrı ayrı ele alınıp değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece değinilen usul kuralını bir yana bırakılarak yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/14525, K. 2008/15774, 25 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama