KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1682 E., 2008/2393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kaydın elbirliği maliki davalılar... ve ... davayı kabul etmiş, diğer mirasçı ve ... dışı ... ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı elbirliği maliklerinden olmadığından ve ... dışı kişiye satış vaadinde bulunulması sözleşmeye ifa kabiliyeti kazandırmayacağından, dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu 2275 ada 30 parsel sayılı taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olarak Halime, İbrahim, ... ve satış vaadi borçlusu ... adına tapuda kayıtlıdır. Elbirliği maliklerinden satış vaadi borçlusu ... 2004 yılında ölmüştür. Mirasçıları kaydın diğer malikleri ile kayıtta malik olmayan davalı eşi ...’dır.
Burada hemen belirtilmelidir ki; elbirliği halinde mülkiyet yasa veya yasanın kabul ettiği sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin bir mala veya hakka birlikte malik olma durumunu ifade eder. Elbirliği mülkiyeti ortaklarının tüzel kişiliği yoktur. Mülkiyet, bir bütün olarak elbirliği ortaklarının tümüne aittir. Böyle olunca; terekedeki tasarruf işlemlerinde ortakların oy birliği ile karar vermeleri şartı aranır. Terekedeki
bir payın ... dışındaki üçüncü kişiye satışı bir temlik işlemi olarak geçerlidir. Tasarruf işleminin geçerli olabilmesi ise ... ortaklarının oybirliği ile bu işlemi kabul etmesine bağlı olduğundan, terekeye ortak olan davalılar... ve ...’da davayı yöntemince kabul ettiklerinden, kabul beyanları hüküm ve sonuç meydana getirir. ... dışı mirascı ...’ün davayı kabul edip etmemesi ... ortaklarının oybirliği ile verdikleri kararı etkilemez. O halde; davanın kabulü gerekirken elbirliği mülkiyetinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek istem reddolunduğundan, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/1682, K. 2008/2393, 28 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama