KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1891 E., 2008/4228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.05.1995 gününde verilen dilekçe ile alacak, tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 137 parsel iken 449 parsel sayısını alan taşınmazdaki maliklerden ...’a ait payın 09.07.1991 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaat edildiği halde ortaklığın giderilmesi davası sonucu satışına karar verildiğinden, taşınmazdaki ... payına karşılık gelen satış bedelinin istemi ile açılmıştır.
Davalılar, davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, taşınmazdaki ... payı elbirliği mülkiyeti rejimine tabi olduğundan sözleşmenin ifa olanağı olmaması nedeniyle mülkiyet aktarımı isteminin reddine, davacı davalıları temerrüde düşürmediğinden de tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten dava, ifa olanağı kalmayan sözleşme sebebiyle bedel ödetilmesi istemi ile açılmış, ancak davacı 14.07.2006 tarihinde davasını ıslah ederek mülkiyet aktarımı talebinde bulunmuştur.
Hukukumuzda ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen ya da kısmen düzeltilmesini ifade eder. Islah yargılama bitinceye kadar tek taraflı irade beyanı ile verilecek dilekçe veya irade beyanının duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle yapılabilir. Islah işleminin tekemmülü ne karşı tarafın ne de mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
Islah kısmen yapılabileceği gibi somut uyuşmazlıkta olduğu üzere davada dayanılan vakalar değiştirilerek dava sebebinde de yapılabilir. Dava ıslah edildiğinden ve ıslah yoluyla mülkiyetin aktarılması isteminde bulunulduğundan mahkemenin, davacının başlangıçtaki istemini (bedel ödetilmesi talebini) inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Çünkü, davacı başlangıçtaki satış bedelinin tahsili talebini dava sebebini değiştirerek ıslah etmiş, davasını mülkiyet aktarımı istemine dönüştürmüştür.
Ne var ki; 449 parsel sayılı taşınmazda davalıların mirasbırakanı olan ... elbirliği mülkiyet rejimine tabi olarak paylı maliktir. İştirakın çözülmesi sağlanmadan tereke dışındaki bir üçüncü kişiye yapılan satış hüküm ve sonuç doğurmaz. HUMK.nun 95/2. maddesince de davalıların kabul beyanı nazara alınamaz. Mahkemece bu saptamalar dikkate alınarak davacının mülkiyet aktarımı isteminin reddi doğrudur. Ancak; davanın ıslah edildiği gözden kaçırılarak davacının bedele yönelik isteminin inceleme olanağı kalmadığı halde bu talebinin de incelenip karar gerekçesine “davacının tazminat talebinde bulunamayacağı”nın yazılması doğru olmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/1891, K. 2008/4228, 28 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama