KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1927 E., 2008/3144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.08.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde bedelinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, biçimine uygun düzenlenen 29.12.1976 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalılar, zamanaşımının gerçekleştiğini, satış bedelinin ödenmediğini, esasen sözleşmenin satış amacıyla değil ticari amaçla yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava zamanaşımı gerçekleştiğinden reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
29.12.1976 günlü sözleşmenin konusu 524 parsel sayılı taşınmazın satışı vaadine ilişkindir. Sözleşmede satış vaadi bedelinin peşinen alındığı, taşınmazdaki zilyetliğin fiilen teslim edildiği yazılıdır.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmünce on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma” kuralı ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
Türk Medeni Kanununun 979.maddesi hükmüne göre bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış kabul edilir. Somut olayda; vaat borçlusu olan davalılar mirasbırakanı satışı vaat olunan 524 parseldeki zilyetliğini davacılar mirasbırakanına taşınmazı fiilen teslim ettiğini sözleşmeye yazarak devretmiştir. Böylelikle, zilyetlik hükmen teslim edildiğinden davalılar mirasbırakanı taşınmaza bu tarihten sonra feri zilyet, davacılar mirasbırakanı ise asli zilyetdir.
Mahkemece, teslim olgusu ortada iken çekişmenin esası hakkında inceleme yapılıp hüküm kurulması yerine davanın zamanaşımından söz edilerek reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/1927, K. 2008/3144, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama