KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/194 E., 2008/1532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu 1164 parsel numaralı taşınmazı 1993 yılında sözlü akit ile davalı ...'a kiraya verdiğini, adı geçenin kira bedeli ödemediği gibi taşınmazı da diğer davalı Veysel'e işgal ettirdiğini belirterek her iki davalının taşınmaza yaptığı elatmanın önlenmesini ve birikmiş 5 yıllık ecrimisilin de davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılardan ... kira ilişkisini kabul etmeyerek taşınmazı haricen satın aldığını beyanla davanın reddini savunmuş, mahkemece dayanılan kira ilişkisinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerinde yapılan keşifte uyuşmazlık konusu yere 1264 parsele ait çapın uyduğu anlaşılmaktadır. Getirtilen tapu kaydına göre bu parsel davacı ... adına kayıtlıdır. Davada sözlü kira akdinden bahsedilmiş ise de; davalılar böyle bir ilişkiyi kabul etmemişlerdir. Davalı ... sözü edilen parseli davcı ...'in eline geçtiği tarih olan 1993'ten daha önce önceki maliklerinden haricen satın aldığını söylemiştir. Davalının savunması görüldüğü üzere varolduğuna inandığı mülkiyet hakkına dayalıdır.
Davacı, eldeki davayı açmadan evvel davalılara noterlik kaydıyla 08.11.2004 tarihinde düzenlediği ihtarname göndererek haksız işgal ödencesi isteyeceğini ve taşınmazdan el çekmelerini istemiştir.
Davalı ... kira ilişkisini kabul etmediğine göre uyuşmazlığın artık kira ilişkisi içerisinde çözülmesi olanaklı olmayıp mülkiyet hükümleri çerçevesinde bir sonuca varmak gerekir. Davaya konu taşınmaz 16.04.1993 tarihi itibariyle tam mülkiyet olarak davacı adına kayıtlı olup, TMK.nun 683 ve devam eden maddeleri gereğince bu taşınmaza mülkiyet yada davacıyı bağımlı kılan bir başka hakka dayanmayarak elatan kişilerin taşınmazdan elçektirilmesini isteme hakkı mevcuttur. (TMK.683/2)
Davada uygulanması gereken mülkiyetin korunmasına dair hükümler gözardı edilerek somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/194, K. 2008/1532, 12 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama