Dava, biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, zamanaşımı sebebiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilerek, satış vaadi sözleşmesine konu 311 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına teciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, kaynağını Borçlar Kanununun 22.maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin varlığı vaad borçlusunun mülkiyeti devir borcundan kaçınması halinde, vaad alacaklısına Türk Medeni Kanununun 716.maddesine dayanarak mülkiyetin hükmen tescilini talep yetkisi tanır.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmünce on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaad edilen taşınmaz, sözleşme ile (somut olayda olduğu gibi) veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaad alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma” kuralı ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
Mahkemece, ortaya konan bu saptamaların gözetilmesi suretiyle davanın kabul edilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Ancak. 24.06.1959 günlü satış vaadi sözleşmesinin tarafları davalı ...’un mirasbırakanı ... ile adına tescil hükmü kurulan ... ile davaya katılanların mirasbırakanı ... ...’dır.
Türk Medeni Kanununun 599.maddesi hükmünce, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereği miracılarına kalacağından, mirasçılar mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer mal varlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini, doğrudan kazanacakları gibi borçlarından da kişisel olarak sorumlu olacaklarından sözleşme konusu 311 ada 5 parseli ... ...’ın tüm mirasçıları adına tescili yerine, miracılarından davacı ... adına tescili doğru değil ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.