İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/2473 K.2008/8030

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi…

Esas2008/2473Karar2008/8030Tarih18 Haziran 2008Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2473 E., 2008/8030 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2008
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı arsa malikleri vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi, davacı ... vekili Av.... .... Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayanan tapu iptali tescil ve gecikmeden kaynaklanan tazminat alacaklarına ilişkindir.

Davalı arsa sahipleri, savunmada bulunmamıştır.

Davalı yüklenici, davacıya satışı vaad olunan bağımsız bölümün 1 numaralı yer olduğunu, dayanılan satış vaadi sözleşmesinin sözlü olarak iptal edildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin istemin kabulüne, ıslah yoluyla talep edilen 6.021.00 YTL gecikme tazminatının davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.

Hükmü, davalı arsa sahipleri temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile özellikle yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesi sırasında nazara alınmasının mümkün bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalılar arasında biçimine uygun düzenlenen 16.06.2000 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme uyarınca davalı yüklenici şirketin diğer davalıların maliki olduğu 21084 ada, 1 parsel üzerine bina yapım işini yüklendiği, inşaatın 26.06.2001 olan ruhsat alınma tarihinden itibaren iki yıl içinde yani 26.06.2003 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin “inşaat müddeti” başlıklı hükmünde “… iş bu sözleşmeye konu inşaat ruhsat tarihinden başlamak üzere 24 ay hitamında iskan müsaadesi dahil alınmış vaziyette anahtar teslimi yapılacaktır…” yazılıdır.

Yine sözleşmenin “satış yetkisi” başlıklı maddesinde de “… binada yapılacak ve müteahhide bırakılacak bölümlerden zemin kattaki bir adet daire ve 2. normal kattaki bir adet dairenin satış yetkisi binanın tamamlanıp, iskan müsaadesinin alınmasına müteakip verilecek ve yine binada yapılacak olan ve müteahhide bırakılan diğer bağımsız bölümlerin satış yetkisi ise binanın plan ve projesinin çizdirilip, kat mülkiyetinin kurulmasından sonra satış yetkisi müteahhide verilecektir …” koşulu kararlaştırılmıştır.

Somut olayın, sözleşmenin yukarıya yazılan hükümleri, temlik işleminin hukuki niteliği, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin borçlarının neler olduğu çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Temlik, alacağın, ona bağlı bütün (yan ve öncelik) hakları ile birlikte devralana geçmesini sağlar ve bu işlem yapılırken borçlunun rızası alınması gerekmez. Temlik, hatta borçlunun muhalefetine rağmen geçerli olarak doğar ve hükümlerin hasıl eder. Borçlunun temlikten sonraki asıl muhatabı artık alacağı devralan (temellük eden) kişidir. Bu itibarla borçlunun borçtan kurtulabilmesi için temlik işleminden sonra borcunu devralan kimseye ifa etmesi gerekir. Kural budur. Şu hale göre temlik anına kadar borçlu temlikin dışında iken temlik anından itibaren evvelki alacaklı temlik işleminin dışına çıkmaktadır.

Temlikin temlik edenle, borçlu (arsa sahibi) arasında bazı ilişkilerin doğmasına neden olduğu çok açıktır. Zira temlik alan evvelki alacaklının yerine geçmiş, borçludan (arsa sahibinden) ifayı istemek, gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak onun ... olmuştur.

Arsa sahibi ile arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunan yükleniciden sözleşmesinde ona bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü temlik alan üçüncü kişinin, arsa sahibini (borçluyu) ifaya zorlayabilmesi için öncelikle temlik işlemini ve işlemin sıhhatini kanıtlaması gerekir. Fakat temlik işlemi kanıtlanmış olunsa da yukarıdaki bölümde açıklandığı üzere ifa talebinin muhatabı olan arsa sahibi ifaya derhal uymak zorunda değildir.

Gerçekten BK m.167’ye göre “Borçlu temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir“. Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir.

Temlikin konusu yüklenicinin arsa payı devri karşılığı arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi arsa sahibi bakımından önemsizdir.

Diğer taraftan yüklenici arsa sahibine karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi ... üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi, BK.m 81’den yararlanma ... bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.

Bütün bu açıklamalardan görüleceği üzere, arsa sahibi ile arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmesi halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında yüklenicinin öncelikli edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin ardından sözleşmenin hükümlerindeki diğer borçlarının ifa edip etmediğinin açığa kavuşturulması zorunludur. Bundan dolayı yüklenicinin ... sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının neler olduğu hususu üzerinde durulması gerekmektedir.

Genel olarak ... sözleşmelerinde yüklenici, belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüd eder. ... sözleşmelerinde yüklenicinin "eseri meydana getirme borcu" dayanağını BK. m. 355'ten alır. Anılan hükme göre; "istisna bir akittir ki onunla bir taraf (yüklenici), diğer tarafın (iş sahibinin) vermeyi taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder". Yasada “şey” olarak ifade edilen "..."dir.

Bir iş görerek eseri meydana getirmek ve meydana getirilen eseri iş sahibine teslim etmek (arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde, binayı sözleşmeye, amacına ve fen ve sanat kurallarına uygun imal ederek arsa sahibine teslim etmek) yüklenicinin ana borcudur.

Genel olarak ... sözleşmelerinde sözleşmenin yüklenicisi olan taraf belli bir sonucu meydana çıkararak onu iş sahibine teslim etmeyi taahhüt eder ve kural olarak da aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz ifasıdır. Aksi halde, sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Böyle bir durumda da bir taraf edimini yerine getirmiş kabul edilemez;

Somut olaya gelince;

Bilirkişi raporuna göre, eserin getirildiği fiziki seviye %97’dir. Raporda, 15.000.00 YTL tutarında eksik iş kaldığı saptanmıştır. Öyleyse, yüklenici eseri meydana getirme borcunu eksiksiz yerine getirmemiştir. Diğer taraftan, yine yukarıya yazılan sözleşme hükümlerinden özellikle sözleşmenin “inşaat müddeti” başlıklı hükmünde yer alan “… anahtar teslimi” sözcüğünden bilirkişilerin yorumladıklarının aksine, tarafların sözleşmede eseri iskan ruhsatı (oturma raporu) alınmış olarak teslimini ... ettikleri anlaşılmaktadır. Binaya, iskan ruhsatı alınmamış olması da yüklenicinin eksik ifada bulunduğunu gösterir.

Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş davacıya binanın iskan raporunu almak üzere işin mahiyetine uygun yetki ve süre vermek, bu işlem yerine getirilirse bilirkişilerin saptadığı eksik işler tutarı 15.000.00 YTL’yi arsa sahiplerine ödenmek üzere depo ettirmek, ancak bundan sonra mülkiyet aktarımı istemini kabul etmek olmalıdır.

Bütün bu saptamalar bir yana bırakılarak, özellikle orta yerde eksik ifa bulunduğu göz ardı edilerek ve sözleşme hükmünü yanılgılı yorumlayan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı arsa sahiplerinin diğer temyiz itirazlarını reddine, 2.bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2473, K. 2008/8030, 18 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/2473
Karar No
2008/8030
Tarih
18 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2473 K.2008/7846
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/2474 K.2008/3024
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2475 K.2008/7847
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2477 K.2008/7848
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/2479 K.2008/3102
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2479 K.2008/8620

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.