KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2547 E., 2008/3903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.06.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, davalılar-k.davacılar tarafından verilen dilekçe ile de, tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 25.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar/k.davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 6860 ada 25 parselin maliklerinden olan davalılara ait yapının adına kayıtlı 6860 ada 2 parsel numaralı taşınmaza taşkın olduğunu belirterek müdahalenin önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacılar, kal istemine konu olan yapının imar uygulamasından önce satın alınan hisseye istinaden 1972 yılında inşa edildiğini, tecavüzün imar uygulaması sonucu oluştuğunu belirterek bu kısmın adlarına tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hüküm davalı-karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi kal, karşı dava ise Türk Medeni Kanununun 725 vd. maddeleri uyarınca açılan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 688 vd. maddeleri uyarınca, paylı mülkiyetin konusu; fiili olarak bölünmemiş eşyaya ve müşterek mülkiyet ise aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklindedir. Paydaşların eyşa üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir.
Başka bir anlatımla, fiziki bölünme değil, fiziki bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eyşanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünemiyen yetkilerde herkesin hakkının eyşanın tamamını kapsadığı açıktır.
Belirtilen nedenle, paylı mülkiyete konu taşınmaza elatılması halinde bu elatmanın önlenmesini tek başına istemesi mümkün ise de, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.1984 gün ve 1982/358-1984/710 Karar sayılı kararı doğrultusunda elatmanın yanısıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada birlikte yer almaları gereklidir.
Somut olayda; kal'e konu yapının bulunduğu 25 parsel numaralı taşınmazda davalı-karşı davacılar murisi ... ... 4549/10043 oranında paydaş olup, anılan malik dışında da paydaşlar bulunmakta olup davada yer almamışlardır. Az yukarıda yapılan açıklamalar ve mahkemece verilen karar davada yer almayan paydaşların da hukuki durumunu etkileyeceğinden usulune uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün kurulmuş olması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2547, K. 2008/3903, 25 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama