KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2616 E., 2008/3601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.08.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kendisinin hissesi bulunan 688 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını, davalılara ait 670 ve 694 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan 30.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda dokuz ayrı seçenek belirlenmiş, 8 numaralı seçenek uygun bulunarak, buradan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda belirlenen seçeneklerden bir kısmı kuzeyden geçen Devlet Karayoluna ulaşmaktadır. Bu yola çıkışın, karayolu trafiği bakımından uygun bulunmadığı kurumla yapılan yazışma ile anlaşıldığından, bu seçenekler üzerinden geçit kurulmaması doğrudur.
Diğer seçenekler taşınmazın doğusundan geçen köy yoluna ulaşmakta olup, geçit kurulan seçenek dışındakiler dikili, meyveli ve meyvesiz ağaçlar bulunması nedeniyle uygun bulunmamışlardır. Mahkemenin tüm bunları gözönünde bulundurarak zeminde ağaç bulunmayan 670 parselin güney kısmından geçit kurulmasına karar verilmesi doğrudur. Davalıların işin esasına ilişkin temyiz itirazları bu nedenlerle doğru görülmemiştir.
Ne var ki; hüküm kurulurken hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarihi, bu rapora göre kurulan geçitin hangisi olduğu, geçit kurulan yerin en ve boy uzunlukları ayrıntılı biçimde yazılmamış, ayrıca ödenmesi gereken geçit bedelinin hangi davalılara ödeneceği de hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri hilafına infaza elverişsiz hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
Bu yön bozma nedeni ise de, HUMK.nun 438/VII.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2616, K. 2008/3601, 20 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama