KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2673 E., 2008/3703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkı tesisi bu istem kabul edilmezse tapu iptali ve tescil veya tenkis istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda;davanın intifa hakkı tesisi istemi yönünden kabulüne dair verilen 13.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, ... Konak ... 3335 ada 46 parsel sayılı taşınmazda 300/6800 arsa paylı A blok 5 numaralı ve ... 1. Bölgedeki 4029 ada 5 parselde 40/1602 arsa paylı 16 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümlerin intifa hakkının ...’e ait olduğunu ölümü nedeniyle terkini gerektiğini, davalı ... ile yapılan protokol uyarınca intifa hakkının adına tescili gerektiğini olmadığı takdirde her iki tapunun iptali ile adına tesciline ayrıca davalı vakfa ödenen 44250 USD’nin faizi ile birlikte tahsilini bu istekler mümkün olmazsa davalı vakfa yapılan bağışın tenkisini talep etmiştir.
Davalı vakfa bağış yapan ... ile yapılan sözleşmede mirastan feragat koşulu bulunduğunu, bu koşulun yerine gelmediğini, davacının intifa hakkı tesisi isteyemeyeceğini ancak tenkis talebine ilişkin istemi kabul ettiklerini savunmuştur.
Mahkemece 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerde ... adına olan intifa hakkının terkinine her iki parselde davacı adına intifa hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 5 ve 16 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtları ile resmi senetlerin incelenmesinde; kayıtlara bağış suretiyle davalı ...’nın malik olduğu her iki kayıt üzerinde de önceki malik ... adına intifa hakkı tesis edildiği bu kişinin 06.05.2006 tarihinde öldüğü davacı ...’nın mirasçısı olduğu görülmektedir.
Davadaki istemin dayanağı olarak bildirilen 27.05.2005 tarihli «protokol» başlıklı belge ... ile davalı vakıf arasında adi yazılı şekilde düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanununun 794. maddesi hükmünce intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilir ve aksine düzenleme olmadıkça bu hak sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar. Yasanın 795. maddesine göre de, intifa hakkı taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde aksine düzenleme yoksa mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır.
Görülüyor ki, intifa hakkı sözleşmeyle kurulabileceği gibi kanundan da kaynaklanabilir. Her ne kadar somut uyuşmazlıkta az yukarıda sözü edilen 27.05.2005 günlü «protokol» başlıklı sözleşmeye dayanılmışsa da davacı bu sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi yine az önce sözü edildiği üzere sözleşme adi yazılı biçimde düzenlenmiştir. Ancak, 795. maddedeki hüküm uyarınca taşımaz mallarda intifa hakkının kazanılmasını sağlayan sözleşmelerin resmi biçimde yapılması gerekir.
Resmi biçimden maksat sözleşmeyi düzenlemeye yetkili tapu müdürü veya görevlendireceği kişi önünde yapılan tarafların ve yetkili tapu sicil müdürünün katıldığı imza ve mührü ile onadığı sözleşmedir. Kısaca ifade etmek gerekirse intifa hakkı adi yazılı sözleşmeyle tesis edilemeyeceğinden, davacının intifa hakkı kurulması istemi reddedilmeli, davadaki diğer kademeli istekler hakkında hüküm kurulmalıdır.
Mahkemenin değinilen yönü gözetmemesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2673, K. 2008/3703, 21 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama