İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/2717 K.2008/7946

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.07.2003 ve birleşen dosyada 18.08.2003 gününde verilen dilekçeler ile inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali, tescil ve alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; dava ve birleşen davanın reddine…

Esas2008/2717Karar2008/7946Tarih17 Haziran 2008Okuma4 dk · 863 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2717 E., 2008/7946 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.07.2003 ve birleşen dosyada 18.08.2003 gününde verilen dilekçeler ile inanç sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali, tescil ve alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; dava ve birleşen davanın reddine dair verilen 09.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 274 ada 12 parseldeki kargir dükkanı satış bedelini ödeyerek kendisinin satın aldığını, ancak yabancı uyruklu olduğunu, satış işleminin gerçekleşmesinde gecikme olabileceği endişesi ile tapusunun o tarihte birlikte yaşadıkları davalı adına oluşturulduğunu, kaydın iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı, çekişmeli yerin kendisi tarafından satın alındığını, davacının zaman zaman kendisine maddi yardımları olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada ise davacı, davalıya tekstil alımında kullanılmak üzere 35.000 Euro gönderildiğini, iade edilmediğini, bu meblağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu miktarın ödünç amacıyla gönderilmediğini, karşılıksız verildiğini, bu davanın da reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Asıl davadaki istemin dayanağı inanç ilişkisidir.

İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.

05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HUMK.m.236) yemin (HUMK.m.344) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.

Eldeki davada, Alanya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/213 Esasında kayıtlı davanın görüldüğü sırada müşteki sıfatıyla dinlenen davalı, 15.10.2003 günlü duruşma tutanağına geçirilen sözlerinde “…sanıklardan ... dükkan satın aldı. Dükkanın tapusu benim üzerimeydi. Daha doğrusu dükkanı beraber aldık. Bu yüzden benim üzerime oldu. Daha sonra tapuyu ben ...’e vermeyince bir takım sorunlar çıktı. Sanıklardan ... ... zaman zaman benim dükkanıma gelip giderek tapuyu vermediğim takdirde bana ve çocuğuma zarar vereceklerini söyledi…” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu nedenle davalının duruşma tutanağına geçirilen beyanını ikrar niteliğinde olup olmadığı hususu üzerinde durulmalıdır.

Yargılama usulü bakımından ikrar, açıklayan tarafından hasmının karara bağlanmasını istediği hakkın veya hukuki durumun meydana gelmesine esas olan ve hasım tarafından ileri sürülen maddi olayların tümünün veya bir bölümünün doğru olduğunu bildirmiş olması demektir. (YHGK 09.11.1955 gün E:4-79 K:78; YHGK 25.06.1975 gün E:4/681 K:879). Mahkeme içi ikrar, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olan ve ikrarın yargılama içinde mahkemeye karşı yapılması demektir. Mahkeme içi ikrar, mahkeme önünde sözlü olarak yapılabileceği gibi, dilekçe veya dava evrakı ile de yapılabilir. HUMK.nun 236/1 maddesinde dava evrakı olarak belirtilen belgeler

tarafların dilekçe ve layiha gibi hakim önüne götürülen ve dava ilişkisi nedeniyle birbirlerine usulen tebliğ ettirdikleri belgelerdir. Mahkeme içi ikrar, bir kesin delildir. Diğer taraftan bir davada yapılan mahkeme içi ikrar başka bir davada da geçerli olup kesin delil teşkil eder. (YHGK 23.05.2007 tarih 2007/14-289 E. 2007/291 sayılı Kararı).

Bu genel açıklamalardan sonra davalının yukarda yazılan Asliye Ceza Mahkemesindeki müşteki olarak alınan beyanının mahkeme içi ikrar olduğu duraksamasız kabul edilmelidir. Davalı, mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanında çekişme konusu dükkanı “…davacı ile birlikte alındığını, tapusunun bu yüzden üzerinde olduğunu, aralarındaki sorunun bundan kaynaklandığını…” kabul ettiğinden davacının inanç ilişkisini, davalının ikrarı ile kanıtladığı kabul edilmelidir.

Ne var ki; davacı bundan ayrı yemin deliline de dayanmıştır. Az önce sözü edildiği gibi inanç sözleşmesinin yine kesin deliller arasında olan “yemin” delili ile de kanıtlanması mümkündür. (HUMK.m.344). Davacı tarafından mahkemeye sunulan 21.11.2003 tarihli delil dilekçesinde yemin deliline de dayandığından davacıya bu ... hatırlatılmalı, davacı yemin delili ile iddiasına kanıtlarsa asıl dava bütünüyle kabul edilmelidir.

İddianın yemin delilli ile kanıtlanamaması halinde davacı inanç ilişkisini ikrar delili ile kanıtladığından çekişme konusu dükkanın yarı payının davacı adına tesciline karar verilmelidir.

Tüm bu yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile asıl davanın reddi doğru olmamıştır. Davacının birleşen davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Birleşen davadaki istemin dayanağı, 25.04.2003 tarihli 35.057.61 Euro tutarındaki davalıya yapılan havaledir. Bu makbuzda havalenin “tekstil alış verişi” için yapıldığı yazılıdır. Davalı vekili, 24.12.2004 günlü yargılama oturumunda, yapılan havalenin doğru olduğunu, ancak havalenin birlikte işletilen butiğe eşya alınması için yapıldığını, muhtelif tarihli dilekçelerinde de havalenin ödünç para vermek amacıyla değil yardım (hibe) amacı taşıdığını belirtmiştir.

Davalı, havale ilişkisini ve gönderilen parayı tahsil ettiğini kabul ettiğinden ancak, havalenin yardım (hibe) amaçlı yapıldığını savunduğundan gönderilen paranın hibe edildiğini ispat yükü davalıya düşer. Mahkemece, davalının bu konudaki delilleri istenip toplanarak birleşen davanın sonucuna uygun hükme bağlanması yerine bu isteminde yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru değildir.

Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 550.00 YTL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2717, K. 2008/7946, 17 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/2717
Karar No
2008/7946
Tarih
17 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/2717 K.2008/3241
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/2718 K.2008/6091
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2718 K.2008/8553
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/2719 K.2008/3352
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2008/2720 K.2008/4214
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/2720 K.2008/8554

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.