İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/3396 K.2008/4752

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 20.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı…

Esas2008/3396Karar2008/4752Tarih8 Nisan 2008Okuma4 dk · 764 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3396 E., 2008/4752 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

764 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 20.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmazlara ait tapu kaydının iptali ve özel siciline bu niteliği ile işlenmesi istemiyle açılmıştır.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir.

Hükmü davalı ... İdaresi temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında gerçek kişi adına tespit edildiği, kadastro tespitine karşı davalı ... İdaresinin taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığından bahisle dava açtığı, Kadastro Mahkemesindeki davaya müdahil olarak katılan Hazinenin 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasında bulunduğu, yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin ... İdaresinin dayandığı vakfiye kapsamında kalması nedeniyle ... İdaresi adına tesciline karar verildiği, birleştirilen Hazine’nin davasının reddedildiği, hükmün, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı Hazine eldeki davada da 122 ada 1 parsel için aynı iddiada bulunmuştur.

Burada üzerinde durulması gereken bir sorun; Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunun eldeki dava için kesin hüküm sayılıp sayılmayacağının saptanmasıdır. Gerçekten, HUMK.nun 237. maddesi hükmünce iki tarafı, dava konusu ve dayanılan sebebi sonradan açılan dava bakımından aynı ise ortada kesin hüküm vardır. Kesin hükmün varlığı halinde o hüküm, taraflar arasında kesin delil teşkil eder. Hakim de bu kesin delile bağlıdır. Diğer taraftan; kesin hüküm teşkil eden bir husus artık yeniden dava konusu yapılamaz.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olay bakımından kısaca; Hazinenin birleştirilen davası nedeniyle Kadastro Mahkemesi kararı eldeki dava bakımından da kesin hüküm sonuçlarını meydana getireceğinden, davacı Hazine daha önce kesin hükme bağlanan iddiaya dayanarak, bu davada, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası dinlenemez. Böyle olunca, davanın kesin hüküm nedeniyle 122 ada 1 parsele yönelik davanın reddi yerine istemin yeniden incelenip değerlendirilerek hüküm altına alınması doğru değildir.

122 ada 4 ve 5 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Gerçekten, 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre yayla; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmalarını ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zaman aşımı ile mülk edinilmesi olanaksız bulunduğu gibi, sınırlarının daraltılması da mümkün değildir.

Davalı ... idaresi savunmasında; çekişmeli taşınmazların yayla ile bir ilişkisi olmadığını, vakıfname kapsamında kaldığını, esasen bu konuda kesinleşmiş yargı kararı olduğunu savunmuştur. O yüzden, taşınmazların kamu malı niteliğindeki yayla özelliği taşıyıp taşımadığının saptanması, eldeki davada önem kazanmaktadır.

Çekişme konusu taşınmazlar, Karaisalı ilçesi, Çevlik köyü hudutları içinde bulunmaktadır.

Davalı taraf savunmasında, çekişmeli taşınmazların yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.

Yaşamını genelde çiftçilikle sürdüren kişilerin hayvanlarını otlatmakta olduğu yaylaya yakın bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak, bağ ve bahçe yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı ve bu amaçlarına uygun kazanmaya elverişli bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek, mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir.

İddia ve savunma ile az yukarıda anlatılanlara göre, davada sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dava konusu taşınmazlarn kadim Çevlik Köyü sınırları içinde kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının saptanması önem kazanmaktadır.

O nedenle, öncelikle Çevlik köyünün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünden sorulmalı, böylelikle Çevlik Köyünün kadim köy olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı, yine bu köye ait en eski tarihlisinden başlamak üzere idari sınır belgeleri ile sınırlar bir haritaya bağlanmışsa haritası da istenilmeli, Çevlik Köyüne ait mevcut en eski sınırname yerel bilirkişiler yardımıyla keşfen zemine uygulanmalı, köyün kuruluşundaki idari sınırları belirlenmeli, dava konusu taşınmazların Çevlik Köyünün ilk idari sınırları kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı,

eğer dava konusu taşınmazlar kadim Çevlik Köyünün idari sınırları içersinde kalıyorsa seçilecek ve keşifte bulundurulacak harita mühendisi bilirkişiye daha önce sağlanacak eski tarihli memleket haritasındaki durumu incelettirilmeli, köyün ikamet edilen veya tarım alanları içinde kaldığı belirlenirse özel mülkiyete konu teşkil edeceği kabul edilmeli, bu arada taşınmazların kadastro tutanağı edinme sebebi sütununda yerel bilirkişiler çekişmeli yerin kadim Çevlik Köyünün tarım alanında kaldığını, dava dışı şahıs tarafından kullanıldığını belirttiklerinden tutanak bilirkişilerinin sözleri denetlenmeli,

varsa dava konusu yer ile ilgili kesinleşmiş mahkeme dosyaları da getirtilerek, taşınmazların niteliğinin saptanıp saptanmadığı, kesin delil veya kesin hüküm koşullarının var olup olmadığı da irdelenmek suretiyle bütün bunların sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.

Tüm bu inceleme ve araştırma yapılmadan 122 ada 4 ve 5 parsellere ilişkin davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3396, K. 2008/4752, 8 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/3396
Karar No
2008/4752
Tarih
8 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/3397 K.2008/6489
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/3397 K.2008/4753
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/3397 K.2008/6755
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/3397 K.2008/5229
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/3398 K.2008/4770
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/3398 K.2008/4381

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.