KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3423 E., 2008/4595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalılar dava konusu taşınmazın Hazinenin kadastro tespitine itiraz etmesi üzerine Kadastro Mahkemesinin kararı ile adlarına hükmen tescil edildiğini belirterek, kesin hüküm nedeniyle temyiz etmişlerdir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. (kesin hüküm külli halefler ile cüz'i halefleri de bağlar.)
Somut Olayda; taraflar arasında aynı konuda Pozantı Kadastro Mahkemesinin 1997/779 Esas, 1999/449 Karar sayılı dava görülmüştür. O davada eldeki davanın davalısı ... yok ise de, uyuşmazlık konusu parseli satın aldığı Metin Doğru Kadastro Mahkemesinde davalı saffında yer almaktadır. Eldeki davanın davalısı ...'ın akti halefi olduğu açıktır. Mahkemece Hazinenin davasının reddine tespit gibi tesciline karar verilmiş, derecattan geçerek Kadastro Mahkemesinin kararı kesinleşmiştir. Görüldüğü üzere tarafları ve hukuki sebebi aynı olan her iki davada da tapu kaydının iptali istenen yer aynı taşınmazdır. Mahkemece davanın kesin hüküm varlığı nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3423, K. 2008/4595, 3 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama