KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3596 E., 2008/8342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.01.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı davacı ... tarafından verilen 15.02.2006 tarihli dilekçe ile de tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı/k.davacı, duruşmasız olarakta davacı/k.davalı vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.06.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı/davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davacı/davalı vekili Av.... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalı tarafından inşa edilen binaların adına kayıtlı 597 parsel numaralı taşınmaza tecavüzlü olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi, kal ve haksız kullanım karşılığı olarak 5100.00 YTL.nin dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı-K.Davacı, 590 parsel numaralı taşınmaz üzerine yapılan bina değerinin arazi değerinden fazla olduğunu belirterek Türk Medeni Kanunu’nun 724 ve devamı maddeleri uyarınca tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, tefhim olunan kısa kararda davanın kabulüne karar verilmiş, karşı dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararda ise, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür.
10.04.1992 tarih 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı; bozmadan sonra yerel Mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3596, K. 2008/8342, 24 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama