Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 67 parsel yararına 68 numaralı parselden bilirkişi krokisinde B-3 olarak gösterilen 57.91 m2 yüzölçümlü yerden 3 m eninde toplam 118.85 m2’lik kısımdan geçit tesisine, 60 parseli ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, 68 parsel maliki ... ... mirasçıları ile davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 13.03.2006 günlü rapor ve krokiye göre; davacıların paylı malik oldukları 67 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu sabittir. Hükme, maddi hata sonucu yanlış yazılmış olsa dahi bilirkişi rapor ve krokisinden geçidin davalı Hazinenin maliki olduğu 69 parsel ile diğer davalıların maliki olduğu 68 parselin ortak sınırından kurulduğu anlaşılmaktadır. 69 parsel, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkartılan yerlerdendir. Tapunun, beyanlar hanesinde zilyedinin ... oğlu ... ... olduğu şerhi bulunmaktadır.
2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi hakkındaki kanunun “amaç” başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı, nakline karar verilen orman içi köylüler halkının yerleştirilmesi ve orman sınırları dışına çıkartılmış ve çıkartılacak yerlerin değerlendirilmesi suretiyle orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesidir.
Yasanın 11.maddesine göre de; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi tarım alanları ve buralardaki yapı ve tesislerin orman sınırları dışına çıkarıldıkları tarihteki fiili durumuna göre ifraz edilerek bu yerleri kullanan kişilere rayiç bedelleri peşin veya 10 yıllık süre içinde ve eşit taksitle alınmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığınca satılır.
Görülüyor ki, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uygulaması ile bir yer orman dışına çıkartılmışsa, bu yerin 2924 sayılı Yasanın öngördüğü amaç dışında kullanılması olanaklı değildir. Kısaca; bir bakıma halen kamu malı özelliği taşıyan 69 parselden geçit kurulması mümkün değildir. O yüzden mahkemece, geçidin diğer alternatifler değerlendirilerek tesisi gerekir. Mahkemece, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Kabulü göre de, davanın özelliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması yerine davalılardan karar verilmesi de yanlıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.