KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4608 E., 2008/5785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, hak sahipliği iddiasına dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 13991 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda Hazineye ait 222/530 hissenin 26/530 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu 13991 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuda 222/530 payının davalı Hazine, 308/530 payının da hükmen dava dışı ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, bu taşınmaz üzerinde satın almalar suretiyle davacı ...’ya ait gecekondu bulunduğu anlaşılmıştır.
Uygulamada kısaca İmar Affı Kanunu olarak bilinen İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılarak uygulanacak bazı işlemler ve İmar Kanununun Bir Maddesinin değiştirilmesi hakkındaki 2981 Sayılı Yasanın “tapu verme” başlıklı 10.maddesine göre tapu tahsis belgesi, Hazine, Belediye, İl Özel İdaresine ait veya ... Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar için verilir ve daha sonra tapu tahsis belgeleri tapuya dönüştürülür. Somut olayda ise, davacı yada ona satış yapanlar 2981 Sayılı Yasadan yararlanmak için girişimde bulunmuşlar
ancak bu girişimleri tapu tahsis belgesi verilmesi aşamasına gelmemiştir. Kısaca ifade etmek gerekirse, davacı veya davacıya satış yapanlar adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesi yoktur. Dolayısı ile, davanın kabulü için yasal dayanak bulunmamaktadır.
Kaldı ki, tapu tahsis belgesi Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih 763-864 sayılı kararında belirtildiği gibi bir mülkiyet belgesi değil yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Kural olarak, tapu tahsis belgesi bulunsa da, tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili, diğer bazı koşulların da varlığına bağlıdır.
Yapılan bu saptamalar doğrultusunda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi yerine orta yerde hukuken sonuç sağlayacak tapu tahsis belgesi varmış gibi istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/4608, K. 2008/5785, 2 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama