KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/461 E., 2008/1795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.07.2001 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal ve tescil, asli müdahillerce 25.10.2001 günlü dilekçe ile müdahalenin meni ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine dair verilen 11.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı hazine çekişme konusu taşınmazın hali arazi niteliğinde olduğunu, tapuda kayıtlı bulanmadığını, davalıların elattıklarını ileri sürerek, haksız elatmanın önlenmesini Türk Medeni Kanununun 713. maddesi hükmünce mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescilini istemiştir.
Davaya müdahale edenler taşınmazların miras bırakanları adına tapuda kayıtlı olduğunu, hazinenin tescil davasının reddini ve adlarını tescilini talep etmiştir.
Davalılar dava konusu taşınmazlarda iktisap sağlar zilyetliklerinin bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek hazinenin ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı hazine temyiz etmiştir.
Birleştirilen davalar 18.07.2001 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte HUMK.nun 8. maddesi hükmünce Sulh Mahkemesi mamelek hukukundan doğan ve miktar ve değeri 400.000.000 Geçmeyen davaları
görmekle görevlidir. Somut olayda olduğu gibi ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiş ise yasanın 3. maddesi hükmüne göre müddeabih birleştirilen davaların miktar ve kıymetinin toplamına göre belirlenir. Birleştirilen davaların toplamı 1006, 107 YTL olduğundan davanın Sulh Mahkemesinde görülme olanağı yoktur. Mahkemece kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi gereken görev hususu bir yana bırakılarak görevsizlik kararı verilecek yerde çekişmenin esasının incelenerek hükme bağlanması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/461, K. 2008/1795, 18 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama