KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4825 E., 2008/5748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davalı ... ve dahili davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar ve dahili davalılar yönünden reddine dair verilen 31.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, icra müdürlüğünden sağlanan yetkiye ve Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılmış temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalı borçlu 1048 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının kendisi tarafından yapılmadığını, kayıt maliki Süleyman Kaya’dan eşi olan ...’nın haricen satın alarak yapıyı da eşinin yaptığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, kayıt maliki ... mirasçıları ile malzeme maliki olduğu iddia edilen davalı ... temyiz etmişlerdir.
1-Davadaki istemin dayanağı Türk Medeni Kanununun 724. maddesidir. Anılan hükme göre «yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa iyi niyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir». Görülüyor ki, bu hükümle kişilerin çıkarlarını korumak için özel hukukça mülkiyet hakkına sınırlama getirilmiş, yasanın aradığı bazı koşulların varlığı halinde mülkiyet hakkı sahibinin arz ile ilgisi kesilerek yapı sahibine arazi mülkiyetini talep yetkisi tanınmıştır.
Anılan yasa metninden açıkça anlaşılacağı üzere malzeme sahibinin arazi sahibine açacağı temliken tescil davasının başarıyla sonuçlanmasında ilk
koşul; malzeme malikinin iyi niyetli olmasıdır. Öngörülen iyi niyetin Türk Medeni Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanan subjektif iyi niyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural malzeme sahibinin elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşın bilebilecek durumda olmasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Malzeme sahibinin üzerine bina yaptığı 1048 ada 22 parsel sayılı taşınmaz tapuya kayıtlı ve çapa bağlıdır. Malzeme sahibinin böylesine çapa bağlanmış bir taşınmaz üzerinde bina yaparak iyi niyet iddiasında bulunamayacağı Dairemizin kararlılık kazanan uygulamalarında kabul edilmektedir.
Her ne kadar davacı malzeme malikinin kayıt malikinden haricen satın alması sebebiyle 1048 ada 22 parsel üzerindeki binayı yapmakta haklı bir sebebinin olduğunu iddia etmiş ise de, varlığını ileri sürdüğü malik ...’dan satın alma olgusunu yazılı delille kanıtlayamamıştır.
Diğer taraftan; bazı tanıklar malzeme malikinin kayıt malikinden haricen satın alma olgusunu haber vermiş iseler de, çoğunluk tanık sözleri evin bulunduğu yerin borçlu ... tarafından değil, eşi olan ... tarafından satın alındığını binanın da bu kişi tarafından yapıldığını ifade etmiştir. Öte yandan. 1048 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan bina hakkında maliklerin elatmanın önlenmesi davası açmamaları malzeme sahibinin iyi niyetli olduğunu göstermez.
Kısaca ifade etmek gerekirse; uyuşmazlıkta iyi niyet koşulu kanıtlanmadığından, davanın reddi gerekir.
Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek delillerin yanılgılı değerlendirme sonucu istem hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır. 2-Süleyman Kaya mirasçıları olan temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının yukarıdaki bozma sebebine göre incelenmesi gerekmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/4825, K. 2008/5748, 1 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama