KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4894 E., 2008/6089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 6.8.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; tazminat isteminin kabulüne dair verilen 11.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, satış bedelinin ve faydalı ve zorunlu harcamalar toplamının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. çekişme konusu 33 ve 34 numaralı villaları davacıya şahsi hakkın temliki suretiyle devredildiğini, satış bedelinin alındığını, diğer davalı ... ile aralarındaki 03.10.2001 günlü adi yazılı sözleşmenin kredi sağlamak amacıyla düzenlendiğini;
Davalı ... ise dava konusu villaları 03.10.2001 tarihli sözleşmeyle yüklenici davalı ...den temlik aldığını, 04.10.2001 tarihinde ise devrin tapuda yapıldığını, her nekadar adi yazılı sözleşme hükümleri uyarınca yüklenici ...nin geri alma hakkı var ise de ...’in ödemeler konusunda temerrüde düştüğünü açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasındaki 03.10.2001 tarihli sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlenmediği Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ilam ile saptandığından, dava konusu bağımsız bölümler tapu ile davalı ...’e satılarak davacı adına tescilinde ifa imkansızlığı meydana geldiğinden davacı sadece satış bedelini ve yaptığı faydalı masrafları isteyebileceğinden mülkiyet aktarımına ilişkin istemin reddine, yüklenici şirkete satış bedeli olarak ödenen 538 milyar liranın faizi ile birlikte davalı ...den, faydalı ve zorunlu giderler karşılığı 85.860.000.000.liranın da davalı ...’den faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı ile davalılardan ...'in temyizi üzerine;
Davacının temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ...'in temyiz itirazları kabul edilerek hüküm;
"... Davalılar arasındaki 03.10.2001 günlü sözleşmenin II-3-i maddesinde aynen “Suiçmez tarafından satın alınan villalar genel uygulama olarak bir müşteriye satılmayı mümkün kılacak olan ileri kaba inşaat seviyesine getirilecek, kaba inşaatları en geç iş bu sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl içinde ... tarafından ikmal edilmiş olacaktır.” hükmü yer almıştır.
Görülüyor ki, anılan hüküm uyarınca davalı ...’e diğer davalı ... tarafından temlik edilen villaların “ileri kaba inşaat seviyesine” getirme yükümlülüğü davalı ...’e aittir. Ne var ki, anılan sözleşmede teknik anlamda “ileri kaba inşaat seviyesi”nden ne anlaşılması gerektiğine dair bir bilgiye yer verilmemiştir. Bilirkişilerce düzenlenen raporda da bu hususta bir açıklama yoktur.
Başka bir anlatımla söylemek gerekirse villaları ileri kaba inşaat seviyesine davalılardan ... getireceğinden bu seviye altında kalan iş ve işlemlerin bedelinden davalı ... sorumludur. İleri kaba inşaat seviyesi altında kalan imalatlar ... tarafından yerine getirilmemiş, bu imalat kalemlerini davacı şirket ikmal etmiş ise bunun parasal tutarı ancak davalı ...’ten, bu seviyenin üstündeki iş ve işlemler varsa bunun parasal tutarı da diğer davalı ...’den istenebilir.
O halde mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak 03.10.2001 tarihli sözleşmede ifade edilen “ileri kaba inşaat” seviyesinden teknik anlamda davalıların neyi amaçladıkları açıklattırılmalı, bilirkişilerin bildirdikleri ve parasal tutarını hesapladıkları imalat kalemlerinin bu seviye kapsamında kalıp
kalmadığı yönü üzerinde durulmalı, imalat kalemleri içerisinde ileri kaba inşaat seviyesinde kalanlar varsa bunların bedelinden davalılardan ..., bunun dışındaki kalemlerden ise davalı ... sorumlu tutularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır ..." gerekçeleriyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bu incelemeye göre kaba inşaat seviyesini aşan nitelikteki harcamaların karşılığı 55.420,00 YTL.nin davalı ...'den 30.440,00 YTL.nin de ...den tahsiline karar verilmiştir. Bu hükümde yine davacı ... davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş bulunmasına göre davalı ...'in tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalılardan ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. lehine tazminat istemlerinin 55.420,00 YTL.lik kısmı reddedildiği halde daha önce kesinleşen tapu iptali ve tescil davası değeri nazara alınarak vekalet ücreti takdir edilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek bu hususun düzeltilmesini istemektedir. Gerçekten de davacının tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminata ilişkin istemi yönünden mahkemece tazminat istemi kısmen kabul edilmiş, taraf vekillerinin emek ve mesaileri karşılığı vekalet ücretine de hükmedilmiş bu hususlar temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiştir.
Bilindiği gibi bozma kapsamı dışında bırakılan hususlar kesinleşeceğinden bozma kapsamı uyarınca karar verilirken kesinleşen noktalar yeniden hüküm altına alınmaz. Bu nedenle mahkemece, davalı ...Ş. lehine bozma kapsamına göre kabul ve red edilen değerlere göre vekalet ücreti takdiri gerekirken bu yönün gözardı edilerek daha önce hüküm altına alınan tazminat miktarının nazara alınması doğru olmamıştır. Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının sözü edilen yanlışlığın yapıldığı 10.bendinin düzeltilerek kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/4894, K. 2008/6089, 9 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama