KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4991 E., 2008/5426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Borçlar Kanununun 386. maddesinde tanımlanan vekalet; öyle bir sözleşmedir ki vekile müvekkili yararına ve iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi zaman kaybına tabi olmaksızın ve nisbeten bağımsız olarak yapma borcunu, sonucun elde edilmesi riski vekile ait olmamak üzere yükler.
Gerçekten; mahkemece doğru olarak saptandığı üzere vekalet sözleşmesinin sözlü olarak da kurulması, asilin kabul etmesi halinde ayrıca bir vekaletname aranmaksızın vekili olduğunu ikrar ettiği kişinin vekil sıfatıyla davaya kabul edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; yargılamanın 31.10.2006 tarihli oturumunda hazır bulunan davalı asil vekaletnamesi dosyada bulunmamasına rağmen Avukat...’ın vekili olduğunu ifade etmiş, daha sonraki oturumlarda davalı, Avukat... tarafından değil, vekaletnamesi dosyaya sunan Avukat ... tarafından temsil edilmiş, hüküm de vekaletnamesi olmayan, ancak vekilliği kabul edilen Av. ...’a tebliğ edilmiştir.
Tebliğin yapıldığı 27.11.2007 tarihinden temyiz dilekçesinin verildiği 27.02.2008 tarihine kadar yasal 15 günlük temyiz süresini geçtiği açıktır.
Burada üzerinde durulması gereken sorun, 31.10.2006 tarihindeki davacının tutanağa geçirilen beyanının bağlayıcı olup olmadığıdır.
HUMK.nun 151/son maddesine göre davalının Avukat... vekil kabul eden ikrarının bağlayıcı olabilmesi için beyanın huzurunda okunarak kendisine imza ettirilmesi gerekir. Tutanakta usul yasasının öngördüğü koşula uyulmamıştır. O yüzden hükmün davalının vekili imişcesine Avukat ...’a tebliği ve ona yapılan tebliğ tarihine göre temyiz süresinin geçirildiğini kabule olanak yoktur. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesine göre Avukat ... tarafından verilen temyiz dilekçesi süresinde kabul edilmelidir.
Mahkemenin temyiz istemini süre yönünden reddeden 28.02.2008 tarihli kararının açıklanan nedenlerle bozularak kaldırılmasından sonra dosyada yer alan bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/4991, K. 2008/5426, 28 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama