KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5083 E., 2008/6391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.04.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalının malik olduğu 6919 parsel sayılı taşınmaza yaptığı inşaatın tehlike ve irtifak hakkına aykırılık oluşturacak biçimde olduğundan elatmanın önlenmesi ile tecavüzlü kısmın yıkılmasını ve yıkıntıların kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, bozma kararı sonrası, irtifak hakkına aykırılığı giderdiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ile kal ve yıkıntıların uzaklaştırılması istemlerine ilişkindir.
1- Mahkemece verilen kabul kararı Dairemizin 18.04.2007 tarih ve 2007/3755 - 4450 sayılı kararı ile, davalıya usulüne uygun tebliğ yapılmadığından savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamada dosyaya sunulan 03.03.2007 tarih ve 379 sayılı yazı ile, binanın irtifak hakkını ihlal eder şekilde yapıldığını, söylenen üçüncü katının Küçükçekmece Belediyesi İmar İşleri'nin uyarısı sonucu bizzat davalı tarafından yıkıldığı anlaşılmaktadır. Bu yazının davacı İdarece dosyaya sunulduğu açıktır. İdare vekilinin duruşmada yazıya karşı diyeceği sorulup, doğrulaması halinde yıkıma ilişkin yeni bir karar oluşturmaya gerek kalmayacaktır. Davadan sonra oluşan durum nedeniyle konusuz kalan davalarda verilmesi gereken hüküm oluşturulmalıdır. Bu yolda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan hüküm oluşturulması yasaya aykırıdır.
2- Kabule göre de;
Dava açılırken dava dilekçesinde, dava değeri olarak herhangi bir miktar gösterilmemiştir. Alınması gereken yargı harçları için düzenlenen tabloda Asliye Hukuk Mahkemeleri bakımından öngörülen maktu harç miktarı esas alınmak üzere harç tahsili cihetine gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yıkımına karar verilen üçüncü katın keşifte belirlenen değeri olan 35.000,00YTL. üzerinden harç ikmali de yapılmamıştır.
Şu hale göre, vekille temsil edilen davalarda ücreti vekalet takdir edilirken, harcı alınmış değer esas alınarak bu miktar üzerinden nispi tarifelere bağlı kalınarak ücreti vekalet takdiri gerekir. Yargı harcı olarak sadece maktu tarife uygulandığına göre ücreti vekalet takdirinde nispete bağlı kalınmaksızın mahkemenin sıfatına göre, maktu tarife hükümlerine göre ücreti vekalet takdiri gerekir. Harç saptanırken de aynı usul uygulanır.
Bundan ayrı mahkemece yıkımına karar verilen üçüncü kat için yıkım masrafları adı altında ayrı bir hüküm oluşturulduğu da anlaşılmaktadır. İcra İflas Yasasının, bir işin yapılmasına dair olan ilamlar için 30. madde ile ayrı bir hüküm getirilmiş olup, infaz sırasında yapılması gerekli bir masrafın zuhuru halinde bu madde hükmünce hareket edileceğinden işin esası hakkında hüküm verilirken infaza ilişkin ayrı bir hüküm fıkrası oluşturulması da doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5083, K. 2008/6391, 16 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama