KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5122 E., 2008/5656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.02.2007 gününde verilen dilekçe ile usulsüz tesis edilen irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine dair verilen 28.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 13 parsel sayılı taşınmazı üzerinde Balçova Belediyesinin 25.06.1996 tarihli 285-2095 sayılı Encümen Kararı gereğince, 24.10.1996 tarihinde kanal irtifakı tesis edildiğini, bunun 3194 sayılı Kanunun 14. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek terkinini istemiştir.
Davalı, irtifak hakkı tesisinde bir usulsüzlük olmadığı gibi kendilerine husumetinde yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava lehine irtifak hakkı tesis edilen kurumlar aleyhine açılmalıdır gerekçesi ile reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 14. maddesinin “Belediye veya valilikler, imar planlarının uygulanması sırasında bir gayrimenkulun tamamını kamulaştırmadan o yerin muayyen saha, yükseklikte ve derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak hakkı tesis edebilir.
Belediyeler veya valilikler, mümkün olan yer ve hallerde mal sahibinin muvafakatiyle, bedelsiz irtifak hakkı verme karşılığında, bedelsiz irtifak hakkı tesis edebilir.” şeklindeki hükmü ile imar uygulaması sırasında Belediyenin anılan madde kapsamında irtifak hakkı tesisi mümkündür. Ancak eldeki davada, Belediye doğrudan doğruya irtifak hakkı tesis etmemiş, İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması sırasında imar uygulaması kapsamına
alınan tapulu taşınmazların tapu kayıtlarında bulunan irtifak haklarını oluşan imar parsellerine aktarmıştır. Davacı, taşınmaz kaydındaki bu irtifak haklarının anılan 14. madde kapsamında usulsüz tesis edildiği iddiasında ise de bu iddiası açıklanan nedenlerle yerinde değildir. Ancak sonuç olarak istemi tapu kaydındaki irtifak hakkının terkini olduğuna göre bu irtifak hakkının gerek anılan 14.maddesi kapsamında gerekse Medeni Kanunda düzenlenen irtifak hakkının sona ermesine ilişkin hükümler uyarınca değerlendirilmesi davanın hak sahipleri aleyhine açılması gerektiği olgusunu değiştirmeyecektir. Hal böyle olunca da, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5122, K. 2008/5656, 1 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama