KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5363 E., 2008/6315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.04.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisine ait dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında "... oğlu ... " olarak yazan isminin "Kerimoğlu ..." olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile temyiz aşamasında evrak arasına alınan Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/393 Esas, 2001/542 Karar sayılı dosyası ve İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/190 - 77 Esas-Karar sayılı dosyası birlikte incelendiğinde; davacı murisi ... ve ...'ten olma 1929 doğumlu ...'nın 29.01.1949 yılında öldüğü ve tek mirasçısının davacı ... olduğu, İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/259 Esas, 1975/162 Karar sayılı 09.04.1975 tarihli ilamı ile 31 ada 8 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydında "..." yazan soyadının Köy Muhtarlığınca verilen ilmuhaber ve dinlenen şahit beyanlarına dayanılarak "Çukurova" olarak düzeltildiği ve anılan ilamın 15.09.1975 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Menderes Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/393 Esas sayılı dosyasında keşif yapılmış, dinlenen mahalli bilirkişi yeminli beyanında; dava konusu 4 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacı murisinin hissesi bulunduğunu, köyde
... isimli bir kimsenin bulunmadığını beyan etmiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar 15.01.2001 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucu; Menderes Nüfus Müdürlüğünün 26.05.2005 havale tarihli yazısına göre tapu kaydında malik olarak görünen "... " isimli kimsenin nüfusta kaydının bulunmadığı, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan araştırmaya göre köyde "... " isimli bir kişinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece, 11.02.2005 tarihinde yapılan keşifte dinlenen tanıklar da köyde "... " isimli bir kişinin bulunmadığını ve davacı murisinin dava konusu taşınmazlarda hissesinin bulunduğunu, yeminli beyanları ile ifade etmişlerdir.
Hal böyle olunca; davanın kabulü yerine yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5363, K. 2008/6315, 15 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama