KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5683 E., 2008/7050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 70 Hanede nüfusa kayıtlı babası ...'den dedesi ... ile babaannesi ...’ün tapu kayıtlarına eksik ve yanlış geçen kimlik bilgilerinin düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-a- Davaya konu parsellerden 287 ve 289 numaralı olanları, tutanakların edinme sebebinde belirlenen durumlarına göre ... ...’den gelme olup, onun ölümü ile evlatları ..., ..., ..., ... ve kendisinden evvel ölen kızı ...’ten torunu ...’ye kaldığı yazılıdır. Adı geçen ...’ün babasının adının da ... olduğu, ...’in kızı ...’nin (Iraz) babasının da muris ... ... oğlu ... ... olduğu, 293 parselin tutanak içeriğinden anlaşılmaktadır.
b- Ayvalık Köyü 70 Haneden getirtilen aile nüfus tablosundaki ... ve ...’a ait bilgiler ile 287, 289 ve 293 parsellerdeki tutanak içeriklerinin birbiriyle çelişmemesi ve örtüşür nitelikte bulunduğu belirlendiğine ve aynı şekilde 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514 parsel tutanaklarında da aynı intikal tablosu ortaya konduğuna göre bu parseller hakkındaki istemin kabulünde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı idare vekilinin sözü geçen parsellerle 76 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davaya konu 330 parsel tutanağının edinme sebebi, ... evlatları, ..., ..., ... olarak sayıldıktan sonra, bunlardan ...’in 1942 yılında öldüğü vurgulanarak eşi ... ile evlatları ..., ..., ... ..., ... ve ...’nin kaldığı belirlenmek suretiyle ...’in adı geçen mirasçıları paydaş kılınarak tespitin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yine davaya konu 104, 109, 110, 111, 112, 160 ve 343 parseller tutanaklarında benzer edinme nedeni tespit edilmiş olmakla, ... ..., ... (... ...)nin mirasçıları olarak karısı ..., evlatları ..., ..., ..., ... ve ... sayılmış, bunlardan ...’in ölümü ile karısı ... ve çocukları ..., ..., ... ve ...’yi mirasçı bıraktığı belirtilerek adı geçenler taşınmazlarda paydaş yazılmak suretiyle adlarına tespit yapılmıştır. ...’ün az yukarıdaki tutanaklara yansıtılan eş ve çocuk isimleri birbiriyle benzemediği gibi bu bilgiler ...’e ait nüfus kaydındaki eş ve çocuk isimleri ile hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Hal böyle olunca, 104, 109, 110, 111, 112, 160, 343 ve 330 parsel numaralı taşınmazların paydaşlarından ... ile davacının babasından nenesi 70 Hanede kayıtlı ...’ün aynı kişi olduklarına dair dosya kapsamında başkaca bir delilde bulunmamaktadır. Bu parsellere yönelik istemin reddine karar vermek gerekirken, mülkiyet nakline neden olacak biçimde davanın kabulü doğru olmamıştır.
3- Kaydında düzeltim yapılması istenen 186, 434, 435, 461 ve 462 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; sözü geçen parseller tutanaklarının edinme sebebi sütununda ... ...’un payının evlatları ..., ... ve ...’e intikal ettiği, ...’inde ölünce karısı ... ve çocukları ... ve ...’yı mirasçı bıraktığı ve bu kişilerde paydaş kılınarak tespitin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının dedesi olan ...’ın getirtilen nüfus kaydında baba adı ... ..., ana adı ... yazmakla tutanak içeriği ile örtüşmemektedir. Bu haliyle tutanakta adı geçen ...’ın davacının dedesi olduğu kanıtlanamamıştır. Bu nedenle sözü geçen parsellere yönelik istemin de reddine karar vermek gerekir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5683, K. 2008/7050, 3 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama