KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5933 E., 2008/7372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.04.2002 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil, birleşen davada tesbit ve müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen 08.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili, ... tarafından davacı aleyhine açılan ve birleşen dava ise mülkiyetin tespiti ile elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 19.12.2002 tarihli krokili raporda kırmızı ile boyanan binaya davalı ...’nın elatmasının önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulü ile de davacı ve birleşen davanın davalısı ...’nın aynı yere elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı ... ile davalı ... temyiz etmiştir.
Gerçekten, hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında vurgulandığı üzere tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi değildir. İlgilisine kişisel hak sağlayan zilyetlikle birleşirse fiili kullanmayı belirleyen bir belgedir. O yüzden yine bozma ilamında vurgulandığı üzere gerek asıl davadaki uyuşmazlığın, gerekse birleşen davadaki çekişmenin giderilmesinde üstün zilyetliğin belirlenmesi zorunludur.
Dinlenen tanıklardan ve binanın yapımında işçi olarak çalıştığı anlaşılan ... ile ... dışındaki tüm tanıklar 863 parsel üzerindeki bilirkişi krokisinde kırmızı ile boyanan binanın ailenin tüm fertlerinin katkısıyla yapıldığını, buradaki zilyetliğin davanın taraflarınca sürdürülmekte olduğunu, binaya davalı ...’nın babası olan birleşen davanın davacısı ... Varlı tarafından yerleştirildiğini, zilyetliği ona tebaan sürdürdüğünü ifade etmiştir.
Bu tanıklar, inşaatta geçici olarak çalışan kişiler olmayıp, taraflar arasındaki iç ilişkiyi bilen ve duyan kişiler olduğundan, anlatımlarına itibar edilmesi ve bu anlatımlar sonucu da krokide kırmızı ile boyanan binada tüm tarafların zilyet olduklarının kabulünü gerektirir. Kaldı ki, bozmadan sonra alınan mal müdürlüğünün 04.05.2006 tarihli yazısında binanın ... Varlı tarafından işgal edildiği ve ecrimisilin onun tarafından ödendiği de belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, bilirkişi krokisinde kırımızı ile işaretli binanın tarafların müşterek zilyetlikleride bulunan bir yer olduğu açığa kavuştuğundan, hem asıl hem de birleşen davanın reddi gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması yanlıştır. Kabulü göre de, bir yandan ... tarafından açılan asıl davanın kabulüne karar verilmesi, diğer yandan ise ilk hükmü nakzeder şekilde birleşen davada davası kabul edilen ...’nın elatmasının önlenmesine karar verilmesi bir çelişkidir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5933, K. 2008/7372, 9 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama