KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6095 E., 2008/10568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil mümkün değilse alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... vd. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar ... vd. vekili Av.... ile karşı taraftan davalılar ... vd. vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili 18.09.2006 tarihli dilekçesiyle 3 sayılı parselde 101/369 payın tarafların murisi ... ...'dan miras kalıp aynı parselde 268/369 payın davacılar ve davalılar tarafından 2000/453-633 sayılı kesinleşen şufa hakkına dayalı tapu iptali ve tescil dosyasında davalı olan kardeşlerinin şufa bedelini ödeyecek paraları olmadığını, davacıların şufa bedelini depo etmeleri halinde şufa hükmüyle kazanılan payın davacılara ait olacağını beyan etmeleri üzerine, davacılar tarafından şufa bedelinin kesinleşen şufa dosyasında ödendiğini belirterek ... arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacağın tahsilini istemiştir.
Davalılar, ... ve ... 30.04.2007 tarihli celsede imzalı beyanları ile davayı kabul etmişlerdir.
Davalılar, ..., ... ve ... vekili taraflar arasında sözleşme bulunmadığı "davacılara ayrıca davalılar tarafından hisselerine düşen miktarlarda ödenmiştir" ifadesiyle davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinden geçip kesinleşen şufa dosyası getirtilip incelenerek nizalı payın kesinleşen şufa hükmüne göre taraflar adına iştirak halinde tescil edilmiş olup, şufa bedelinin davacılar tarafından ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği nedeniyle davayı kabul eden ... ve ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili yukarıda özetlenen iddialarını tekrar ile ve bir kısım davalılar vekilinin 19.03.2007 tarihli cevap dilekçesindeki beyanı ile ispat yükünün davalıya düştüğü HUMK.nun 293.maddesi gereğince şahitlerinin dinlenmediği nedeniyle ve resen görülecek yönlerden temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanç gösterilene bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inanç gösterenin tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla, inanç gösterilen kişi, inanç gösteren namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona yani inanç gösterene geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmeleri anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan belge olmalıdır. Böyle bir belgenin bulunmaması halinde en azından olayın tamamının ispatına yeterli olmamakla birlikte bunun vukuuna delalet edebilecek ve karşı taraf elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin söz konusu olması halinde, inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanması mümkün olabilir.
Bunların hiçbirinin olmaması durumunda, davacı taraf delilleri arasında yemine de dayanmışsa, mahkemece davalıya yemin tebliğine hakkı olduğu hatırlatılması gerekir.
Eldeki davada; tapu iptali tescil istemi yönünden; davacı inanç sözleşmesini yazılı delil ya da karşı tarafın elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde ve 16.04.2007 tarihli delil listesinde yemin deliline dayandığını
bildirdiğinden, mahkemece davacıya yemin delilini kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak HUMK.nun 337 ve müteakip maddeleri gereğince işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6095, K. 2008/10568, 23 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama