KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6355 E., 2008/7799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.06.2007 gününde verilen dilekçe ile düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 25.10.2001 günlü biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı her bir parseli 400 m² olarak sattığını, parselasyon yaptırdıktan sonra vaad ettiği taşınmazları vereceğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Hüküm davalı tarafca temyiz edilmiştir.
25.10.2001 günlü sözleşmede, davacıya ait 1121 parsel sayılı 1 hektar 7400 m² miktarındaki taşınmazda, ekli projede 12, 13, 14 nolu kısımların satışı vaad edilmiştir. Taşınmaz tarla vasfında olup, Mersin İl Özel İdaresi İmar İnşaat Daire Başkanlığının 17.08.2007 tarihli yazısından taşınmazın bulunduğu alanda mevzii imar planının 26.01.1998 tarihinde valilikçe onaylandığı anlaşılmıştır.
3194 Sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmünce veraset yoluyla intikal eden kanun hükümlerine göre, şuyulandırılan, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması tarım ve hayvancılık, turizm sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yoluyla satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.
Bu hükümde, imar planı olmayan yerlerde yapılaşma amacına yönelik olarak arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamayacağından söz edilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulunun 03.02.1993 tarih 688-30 sayılı kararında değinildiği üzere sözü edilen madde ile getirilen sınırlandırmalar, imar uygulamasına geçilmeyen yerlerdeki çarpık yapılaşmayı önleme amacına yöneliktir. Daha açık bir ifade ile bir yerdeki tasdikli uygulama imar planı yoksa bu alanlarda yasadaki ayrık durumlar hariç her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere bölünerek satış vaadi sözleşmeleri ile satımı olanaksızdır. Yasanın amir hükmüne rağmen satış vaadinde bulunulmuşsa bu gibi durumlarda sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez.
Somut olayda, taşınmaz halen tapuda “tarla” vasfı ile kayıtlı olduğu satışı vaad edilen bölümlerde binalar inşa edildiği, mevzi imar planının onaylandığı anlaşılmıştır. Taşınmazın bulunduğu alanda uygulama imar planının yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığından mahkemece dava konusu alanda tasdikli imar planının bulunup bulunmadığı ve dava edilen kısımların ayrı parsel numarası verilip verilmediği ilgili mercilerden sorulmalı, verilecek cevaba göre 3194 Sayılı Yasanın 18/son maddesi hükmünde gözetilerek sonucu doğrultusunda karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6355, K. 2008/7799, 16 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama