KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6431 E., 2008/10596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.09.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal ve ecrimisil, birleştirilen davada davacı vekili tarafından verilen 03.12.2004 tarihli dilekçe ile de temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 28.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı/davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı/davalı ... vekili Av. .... geldi.
Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalıların adına kayıtlı 991 parsel numaralı taşınmazını haksız olarak kullandıklarını belirterek elatmanın önlenmesi, kal ve 8.000,00 YTL ecrimisilin faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı gerçek kişiler, dava konusu dükkanların 1960'lı yıllarda köy tüzel kişiliği tarafından yapılan ihale ile kiraya verildiğini, 1989 yılında da belediyeye intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Birleşen davada ise davacı ... Belediye Başkanlığı; dava konusu parsele taşkın bulunan dükkan ve kahvehanenin 1950'li yılarda yapıldığını, 1989 yılından beri belediyenin tasarrufunda bulunduğunu belirterek taşkın kısımların Türk Medeni Kanununun 725. maddesi uyarınca adlarına tescili isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı/davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dava ise Türk Medeni Kanununun 725. maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi; "bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" şeklindedir.
Somut olayda; birleşen davada davacı dilekçesinde, tescile konu edilen yapıların 1950'li yıllarda yapıldığını belirtmiştir. Dosyaya gelen kayıtlara göre yapıların bulunduğu 991 parsel numaralı taşınmaza ilişkin tespit 1961 tarihinde yapılmış ve tutanak 21.11.1962 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, 03.12.2004 tarihinde 3402 Sayılı Kanununun 12/3 maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmıştır.
Belirtilen nedenle mahkemece birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6431, K. 2008/10596, 23 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama