KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6540 E., 2008/7305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, biçimine uygun düzenlenen 07.02.1994 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tazminat istemine ilişkin davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydedilmesine, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının da reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Hüküm başlağında davalının sadece sıfatı gösterilerek isminin yazılmamış olması bir maddi hata olup, bu tür hataların yerelinde düzeltilmesi olanaklı bulunmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dayanılan sözleşme ile 175 ada 35 parsel sayılı 25178 m2 arsa vasıflı davalıya ait taşınmazın 50 Milyon TL bedelle davacıya satımı vaad edilmiştir. Sözleşme, 07.02.1994 tarihinde düzenlenmiş, dava ise 31.07.2006 tarihinde açılmıştır.
Sözleşmeye konu taşınmazın dava açılarak mülkiyetinin aktarılmasının istendiği dava tarihinde değerinin 50 Milyon TL olduğunu kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez. Kaldı ki, sözleşmenin tarafı olan kişiler kamu düzenine ilişkin mahkemenin görevini belirler şekilde sözleşme yapamayacakları gibi davacının davanın açılışında dava konusu taşınmazın gerçek değerini 300.000,00 YTL olarak belirtip, bu miktarda alacağın davalıdan tahsilini istediği de açıkça görülmektedir.
Davanın 31.07.2006 tarihinde açıldığı ve mülkiyetin nakli bu tarih itibariyle talep edildiğinden, görev hususunun kamu düzenine ilişkin bulunması ve davacının dava açılışında taşınmazın değerine ilişkin belirttiği miktarın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını fazlası ile geçtiği gözönüne alınarak, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, gözardı edilmek suretiyle işin esasına girilip yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olduğundan hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6540, K. 2008/7305, 5 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama