KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6770 E., 2008/8329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 13.09.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile davalıların sızdırmaz kapalı foseptik yapmaları sureti ile müdahalenin önlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen 15.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, davalıların küçük baş hayvan atıklarının rahatsız etmeyecek şekilde 2 m3 ebadında üzeri kapalı sızdırmasız fosseptik yapmaları suretiyle müdahalelerin önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunun 683 maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının hukuksal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu ...” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesi “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden ... yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... denkleştirmeye ilişkin haklar
saklıdır.” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; tarafların maliki oldukları taşınmazlar Kırıkkale/Merkez Etiler Mahallesinde bulunmaktadır. Taşınmazlar tapuda arsa niteliğinde kayıtlı olup, keşif ve krokiden tarafların maliki oldukları parseller üzerine ikamet etmek üzere ev yaptıkları anlaşılmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse, davalılar oturulan alanda yaptıkları ahırlarda küçük baş hayvan beslemektedir.
12.02.2008 günlü bilirkişiler raporunda, davalıların eylemleri nedeniyle komşularına zarar verdikleri saptanmıştır. Esasen, zarar unsurunun varlığı mahkemenin de kabulündedir.
Bilirkişiler “hayvancılık işinin yapılmamasının kalıcı çözüm yaratacağını” belirttiklerinden, mahkemece yukarıdan beri açıklananlar ve bilirkişi saptamasına uygun düşecek şekilde davalıların hayvan beslemek üzere yaptıkları ahırlarının kal suretiyle müdahalelerinin meni yerine, geçici çözüm sağlayacak hüküm tesisi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6770, K. 2008/8329, 23 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama