KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6897 E., 2008/9289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıt maliki ...’nun “...” olarak yazılan baba isminin “...” , ...’nin isminin “... kızı ...” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda; mahkemece tapu maliki ... ile ilgili istemin kabulüne karar verilmiş ise de dosyada davacıların tapu malikinin mirasçısı olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır.
Az yukarıda açıklandığı üzere tapuda isim düzeltilmesi davasını tapu maliki ile mirasçıları açabileceğinden davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının saptanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına ilişkin bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6897, K. 2008/9289, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama