KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6987 E., 2008/8468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, yol olarak terkin, elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazı ile davalıya ait taşınmazın arasında bulunan yolun davalı taşınmazı kapsamında tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ve yol olarak tescil isteminde bulunmuştur. Ayrıca, paftadaki yolun bir kısmını kapattığını, 3 parsel sayılı taşınmazından da yine 2 parsel sayılı taşınmaza toprak yığıp, duvar çekerek elattığını belirterek bu elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve yol olarak terkin, yola elatmanın önlenmesi ve çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı, aynı dava dilekçesinde davalıya karşı birden fazla istemde bulunmuş, böylece objektif dava yığılması oluşmuştur. Objektif dava yığılmasının söz konusu olduğu hallerde mahkeme tüm istemleri birlikte inceleyerek her bir istem hakkında ayrı ayrı hüküm kurmalıdır. Somut olayda da, davacının tapu iptali, yol olarak terkin, yola elatmanın önlenmesi, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemleri mevcuttur. Ancak, yapılan araştırma ve inceleme sonunda, sadece tapu iptaline ilişkin istem değerlendirilmiş, diğer istemler hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Öncelikle, tapu iptali ve yol olarak terkin istemini incelediğimizde;
Dava konusu taşınmazların, davacıların kullanımında olduğu, kadastro tespitinden önce davalı taşınmazı kapsamında kalan bir kısım yerin patika yol olarak kullanıldığı, taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiştir. Böylesine tapu iptali ve yol olarak terkin istemli davalarda, taşınmazların önceki kullanım durumları önem taşır.
Bunun için taşınmaz başında yapılacak keşifte kadastro tespitine esas kayıtların uygulanması, varsa komşu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının getirtilmesi, dava konusu yerin kayıtlarda ne şekilde gösterildiğinin saptanması, eldeki davada olduğu gibi senetsizden tescil edilen vergi kaydı da bulunmayan yerlerde tarafların tespitten önceki zilyetlik durumlarının saptanması, kadimlik iddiası var ise, bunun yöreyi iyi bilen, yansız bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile belirlenmesi gerekir.
Mahkemenin hükme dayanak yaptığı keşifte değinilen ilkelere göre, inceleme yapılmamıştır. Dava konusu taşınmazların kullandığı dere yatağının kapatılarak, çıkmaz yol şeklinde paftasına işaretlenmesi nedeniyle tarafların yolunun bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı taşınmazının sınırında yol olması onun davalının mülkiyet alanındaki bir kısım yerin yol olduğu iddiasının dinlenmesine engel teşkil etmez.
Bu nedenle, davacının yol iddiasına ilişkin açıklanan yöntem uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, taşınmaz başında yapılan keşifte, davalı tarafından kadastral yolun kapatıldığı bilirkişi raporuyla saptandığı ve 3 parsel sayılı taşınmazın 2 parsel sayılı taşınmaza sınırından 2 parsel sayılı taşınmaza elatmanın mevcut olduğu belirtildiği halde, davacının objektif dava birleşmesi yoluyla ileri sürdüğü bu istemlerinin hüküm altına alınmaması da usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6987, K. 2008/8468, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama