KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7394 E., 2008/8848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2008 gününde verilen dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 01.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 5452 parsel sayılı taşınmazının 33.000 m2 olan yüzölçümünün Kadastro Müdürlüğünün 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca 26.12.2007 tarihinde yaptığı düzeltme işlemi ile 32.108 m2’ye düşürüldüğünü ileri sürerek düzeltme isteminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, tensiple birlikte davacının dava dilekçesinde değer göstermediği, davanın da Sulh Hukuk Mahkemesinde münhasıran görülmesi gereken işlerden olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Bir davada olayları anlatmak tarafların hukuki nitelendirme yapmak ise mahkemenin görevidir(HUMK.m.76). Davacı da dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğünün 3402 sayılı Yasanın 41. maddesine göre düzeltme yaptığını, düzeltmenin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir. Anılan madde “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme
kesinleşir…” şeklindedir. Görülüyor ki, 41. maddeye göre düzeltme yapıldığında bu işlemin iptali için münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.
Yapılan tüm bu açıklamalar gözetildiğinde mahkemece öncelikle davanın dayanağı olan işlem belgelerinin getirtilmesi ve davacının iddia ettiği gibi 41. madde kapsamında bir düzeltme yapılmış ise, yapılan işlemin yerinde olup olmadığı noktasında araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken tensiple birlikte görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7394, K. 2008/8848, 4 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama