KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7406 E., 2008/8528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.07.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacılar kendilerine murislerinden kalan 130 ada 6 parsel sayılı taşınmaza davalıya ait 130 ada 31 parsel sayılı taşınmazın yaptırdıkları tespite göre, tecavüzlü olduğunu, kendi taşınmazlarının tapu kaydında yazılı miktardan az olduğunu belirterek davalının vaki müdahalesinin önlenmesi ve taşınmazlarındaki eksikliğin giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın sınırının davacılardan ... tarafından çekilen çitle belirlendiği, davalının davacı tarafından oluşturulan sınıra göre davacının rızasına dahilinde arazisini kullandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, çapa bağlanmış tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Medeni Kanunun 683 (önceki Medeni Kanun 618). maddesi uyarınca taşınmaz maliki haksız olarak taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesini isteyebilir. Ancak, çapa bağlanmış taşınmazın maliki bu davayı açabileceği gibi, geçerli bir nedene dayalı olarak taşınmazı kullanan kişilerin de dava açma ... vardır.
Bu tür davalarda, çap kaydının sağlıklı bir şekilde uygulanması uyuşmazlığın çözümündeki en önemli unsurdur. Yani çaplı taşınmazlarda elatmanın olup olmadığı, taşınmazların çaplarının zemine uygulanması suretiyle tespit edilir. Eldeki davada, dava konusu yerler, 14.03.1992 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sonucu çapa bağlanmıştır. Mahkemece, tapu ve çap kayıtları getirtilerek keşfe gidilmiş ve Fen Bilirkişileri ... Kurtoğlu ve ...
Kalınç tarafından 27.11.2007 tarihli rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen bu raporda, elektronik aletle yapılan ölçüm sonucu, sınırı belirleyen tel çitin sınırda olmadığı, davacılara ait 6 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığı ve davalıya ait 130 ada 31 parselin davacılara ait aynı ada 6 parsel sayılı taşınmaza 723,22 m2 tecavüzlü olduğu bildirilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 719. maddesine göre bir arazinin sınırı "plan ve arz üzerine konulmuş sınır işaretleri ile belirlenir". Ancak plan ve işaretler farklı olursa plandaki sınıra değer verilir.
Fen Bilirkişilerinin yapmış olduğu ölçüm sonucu davalının taşınmazının davacıların taşınmazına 723,22 m2 tecavüzlü olduğu tespit edildiğine göre, fiili zemindeki sınırı davacılardan ...'nun belirlemiş olması nedeniyle Fen Bilirkişilerinin raporundaki, tecavüzün bulunduğu yönündeki saptamanın hukuki değerlendirme açısından hatalı kabul edilip, davalının bu kısmı davacının rızası ile kullandığı, tecavüz kastı olmadığı şeklindeki savunmasına itibar edilemez.
Kaldı ki, davacılar açmış oldukları elatmanın önlenmesi davası ile varolduğu ileri sürülen rızalarından vazgeçmiş sayılırlar. Az yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7406, K. 2008/8528, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama