KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7437 E., 2008/8370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalının taşınmazının da bulunduğu alanda Canik Belediye Meclisinin 04.11.1998 tarih 16114 sayılı kararı ile kabul edilen ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 21.12.1998 tarihinde onanan imar planı değişikliği sonucu oluşan 6412/4 parselde davalı adına tescil edilen 351/2400 hisseyi, davalının Samsun 5.Noterliğinden alınan 18.12.1998 tarih 26329 yevmiye no.lu taahhütname ile müvekkili Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağışladığını, taahhüdüne rağmen tescil işlemini gerçekleştirmediğini, bedelsiz bağış taahhüt edilen 6412 ada, 4 no.lu parselde davalı adına kayıtlı 351/2400 hissenin iptali ile Samsun ... adına tescilini istemiştir.
Davalı, taahhütnamenin kendisini kandırarak alındığını, onanan imar planı değişikliğinin anlaştıkları şekilde yapılmadığını ve davanın da zaman aşımına uğradığını savunmuş ve yargılama aşamasında da bağış taahhüdünün resmi şekilde yapılmadığından geçerli olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Dava tapulu taşınmazın bağışlama taahhüdüne dayalı iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Somut olayda, davaya dayanak yapılan 18.12.1998 tarih 26329 yevmiye no.lu “Taahhütname” başlıklı senet davalı ... vd. tarafından düzenlenmiş ve noter tarafından onaylanmış bedelsiz bağış senedidir. Borçlar Kanunun 238/2.maddesi uyarınca “Bir gayrimenkulün yahut gayrimenkul üzerindeki bir hakkın bağışlanması taahhüdü ancak resmi senetle yapılmış ise muteber olur”.
Resmi senedin ise Tapu Kanununun 26.maddesinde belirtildiği üzere “tapu sicil muhafızı veya memuru tarafından düzenlenmesi gerekir. Ancak, bu biçimde düzenlenen senedin resmi senet olarak kabulü mümkündür. Bu nedenle davalı tarafından düzenlenip noterce onaylanmış olan “taahhütname” başlıklı senedin bu hali ile resmi senet olarak kabulü mümkün olmadığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7437, K. 2008/8370, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama