KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7442 E., 2008/9332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2007 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal, savunma yolu ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, temliken tescil isteminin kabulüne dair verilen 11.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı, savunma yolu ile Türk Medeni Kanununun 725. maddesi uyarınca temliken tescil istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, temliken tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Medeni Kanunun 684/1 ve 718/2 maddelerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf ... o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bunun ayrıcalıklarından birisi de Medeni Kanunun 725 maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş olup, madde hükmü;
"Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmaz bütünleyici parça olur.
Böyle bir irtifak ... yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, ... yapıyı iyi niyetle yapan kimse uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak ... kurulmasının veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının kendisine devrini isteyebilir." şeklindedir.
Böylece, muhdesat arasındaki bağlantı kesilmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise, bina sahibine ayrılmaz parça niteliğindeki ... yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.
Bunun için:
1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçasının yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza ... yapılmış olmalıdır.
2- ... inşaat, ... yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı ... yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arsa malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arsanın her malikine karşı kullanabilir. Yeni maliklerde Türk Medeni Kanunun 725.maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.
3- Bu inşaatı kendi malzemesi ile yapan kişinin, iyi niyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, ya da 05.07.1944 tarihli 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir.
14.2.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, iyiniyetin ispatı ... yapı malikine ait ise de iyiniyet sav ve savunması def'i olmayıp itiraz niteliği taşıdığından ve kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulmalıdır.
... binanın bulunduğu taşınmaz maliki veya o taşınmazda mülkiyetten başka ayni hak sahibi olup da zarar gören kimselerin, taşınmaza elatıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 15 gün içerisinde itiraz etmeleri, yapı malikinin iyiniyetli sayılması olanağını ortadan kaldırır. İtiraz hiçbir şekle bağlı değildir. Yapının ilerlemesini zararın büyümesini önlemek için konan bu sürenin başlangıcını objektif olarak saptamak, yapının görünebilir hale gelme tarihinden başlatmak, taşırılan taşınmaz malikinin öğrenmesine engel olan subjektif (öznel) nedenleri dikkate almamak gerekir. Aksine düşünce bu yöndeki yasa koyucunun amacını ortadan kaldırır. (subjektif koşul )
4- Bu tür davalarda üzerinde önemle durulması gereken diğer bir koşulda halin icabından ... inşaatın yıkılması gerekip gerekmediğinin saptanmasıdır. Uygulama ve doktrinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen bu şarttan inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının mukayese edilmesi anlaşılmalıdır. Bu koşulun içinde ... yapının bulunduğu
arazi parçasının davacı adına tescili için, ... kısmın ana taşınmazdan ayrılarak müstakil parsel oluşacak veya davacıya ait taşınmazla birleştirilecek şekilde ifrazının mümkün olması da vardır. ( objektif koşul )
Yer sahibinin, kayda dayanarak ... yapı sahibi aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davasına karşı, ... yapı sahibince Medeni Kanunu’nun 725. maddesine dayanılarak temlik isteğinde bulunulması halinde, istekler niteliği gereği yek diğeriyle bağlı ve iç içe olmaları nedeniyle ancak birlikte değerlendirilerek çözüme ulaşılabilir.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 12.1.1955 gün, 22-13 sayılı kararında da; ... yapı sahibinin, yer sahibince aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında, karşılık dava açmasına gerek olmaksızın; savunma yoluyla Medeni Kanunu’nun 725. maddesine dayalı temlik isteğinde bulunabileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; Yanlar çap komşusudur ve davalının davacıya ait 3403 parsel sayılı taşınmazın 12.70 metrekarelik kısmına inşaat yapmak suretiyle elattığı sabittir. Öte yandan, davalının tamamlanmış bir binası bulunmadığı gibi, inşaata başlanmadan önce taşınmaz sınırlarının fen bilirkişilerine tespit ettirildiği savunması da yazılı belge ( ablikasyon krokisi vb. ) ile kanıtlanamamıştır. Bu durumda, davalının iyi niyetli olduğu ve Medeni Kanunun 725. maddesinde yazılı koşulların davalı yararına gerçekleştiği kabul edilemez.
Davanın kabulü ile ... kısmın yıkılmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile temliken tescile karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7442, K. 2008/9332, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama